Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2015/33059 E. 2015/20000 K. 21.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/33059
KARAR NO : 2015/20000
KARAR TARİHİ : 21.10.2015

Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava Türü : Alacak

YARGITAY İLAMI

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1- Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2- Davacı, davalı işyerinde 10/04/2008 – 26/04/2011 tarihleri arasında şoför olarak çalıştığını,iş akdinin kendisi tarafından çalışma koşullarının ağırlığı ve bazı işçilik alacaklarının ödenmediği gerekçesi ile ihtar çekerek feshedildiğini bildirerek kıdem tazminatı ile fazla mesai, hafta tatili, yıllık izin ve genel tatil ücreti alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalılar, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında hesaplanan fazla mesai ve genel tatil ücretine hakkaniyet indirimi yapılması gerekip gerekmediği noktasında uyuşmazlık bulunmaktadır
Fazla çalışma ve genel tatil ücretlerinin uzun bir süre için hesaplanması ve miktarın yüksek çıkması halinde Yargıtay’ca son yıllarda hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği istikrarlı uygulama halini almıştır. Ancak fazla çalışma ve genel tatil ücreti hesaplamalarının tanık anlatımları yerine yazılı belgelere ve işveren kayıtlarına dayanması durumunda böyle bir indirime gidilmemektedir. Yapılacak indirim, işçinin çalışma şekline ve işin düzenlenmesine ve hesaplanan fazla çalışma miktarına göre taktir edilmelidir. Hakkın özünü ortadan kaldıracak oranda bir indirime gidilmemelidir.
Somut olayda davacının fazla mesai ücreti alacağı takograf kayıtlarına göre hesaplanmış ve mahkemece hesaplanan bu miktar üzerinden hakkaniyet indirimi yapılmıştır. Yukarıda detaylı şekilde belirtildiği üzere, hakkaniyet indirimi yalnız tanık anlatımına dayalı hesaplamalarda uygulanır. Bunun yerine takograf kayıtları gibi işverene ait kayıtlara dayalı hesaplamalarda, veriler kayıtlara dayandığından hakkaniyet indirimi yapılamaz. Mahkemece bu hususa dikkat edilmeksizin fazla mesai ücretinden hakkaniyet indirimi yapılması hatalı olup bozma nedenidir.
3- Davacı işçinin fazla çalışma ücretinin doğru şekilde hesaplanıp hesaplanmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Somut olayda davacının fazla mesai ücreti çalıştığı araçlarda bulunan takograf cihazı kayıtlarına göre hesaplanmıştır. Diğer yandan dosyaya sunulan ve imzalı olmasa da üzerinde yazılı miktarın banka vasıtasıyla davacıya ödendiği anlaşılan bazı bordrolarda fazla mesai ücreti tahakkuku yapıldığı ve bu tahakkukların hesaplamalarda dikkate alınmadığı anlaşılmaktadır. Yukarıda detaylı şekilde açıklandığı üzere bordrolarda fazla mesai ücreti tahakkuku bulunması durumunda, işçi daha fazla miktarda fazla mesai yaptığını ancak yazılı delille ispatlayabilir. Takograf kayıtları yazılı belge niteliğinde olup, kayıtların ait olduğu aylarda fazla mesai tahakkuku yapılsa dahi takograf kayıtlarına dayalı olarak daha fazla miktarda fazla mesai yapıldığı iddia edilebilir. Yapılacak iş, işyerinde fazla mesai ücretlerinin her ay tahakkuk ettirildiği anlaşılmakla, bordrolarda tahakkuk ettirilen fazla mesai ücretleri takograf kayıtlarına göre ait olduğu ay hakedilen fazla mesai ücretinden mahsup edilerek çıkacak sonuca göre karar verilmelidir. Mahkemece bu husus gözetilmeksizin davacıya ait bordrolarda tahakkuk ettirilen fazla mesai ücretleri dikkate alınmaksızın hüküm kurulmuş olması hatalı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde taraflara iadesine, 21.10.2015 gününde oybirliği ile karar verildi.