Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/4100 E. 2015/5430 K. 17.04.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/4100
KARAR NO : 2015/5430
KARAR TARİHİ : 17.04.2015

MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04/03/2013 tarih ve 2011/282-2013/59 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin 2009/69873 sayılı “… +Şekil” marka başvurusundaki şekil unsurunun müvekkilinin “…+Şekil” markaları ile iltibas oluşturduğunu, müvekkili markasının tanınmış marka olup, davalı şirketin kötü niyetli olduğunu, bu gerekçelerle müvekkilinin yaptığı marka başvurusuna itirazların … … kararıyla nihai olarak reddedildiğini ileri sürerek, … … kararının iptaline ve markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, … … kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı şirket davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, “…” ibaresi ile “…” ibareleri arasında görsel, işitsel veya kavramsal bir benzerlik bulunmadığı, markaların grafik unsurlarının farklı olduğu, bu tarz grafiklerin sigara paketlerinde görülmesinin olağan olup, ayırt ediciliğe her hangi bir katkısının bulunmadığı, klasik geometrik formların KHK 7/1-d maddesi uyarınca kimsenin tekeline bırakılamayacağı, şartların oluşması halinde haksız rekabet davasına konu yapılabileceği, KHK’nun 8/1-b maddesi uyarınca karıştırılma ihtimali bulunmadığı, … kararının iptaline ilişkin davada, başvuru aşamasında ileri sürülmeyen “Coexistance”(Birlikte var olma) Sözleşmesinden bahsedilmediğinden bu davada dikkate alınamayacağı, hükümsüzlük davası yönünden ise, davacının böyle bir maddi vakıayı hiçbir zaman dile getirmediğinden gözetilemeyeceği gibi varlığı iddia edilen bu anlaşmanın tarihi davacının marka başvuru tarihinden sonra olduğu, “…” ibaresinin tanınmış olduğu, benzerlik iddia edilen grafik unsurlar yönünden davacı markasının herhangi bir tanınmışlığının bulunduğuna dair delil sunulmadığı, davalı şirketin kötü niyetli olduğuna dair delil bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03.40 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 17/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.