Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2018/2039 E. 2018/4860 K. 11.04.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/2039
KARAR NO : 2018/4860
KARAR TARİHİ : 11.04.2018

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Torunla Kişisel İlişki Kurulması

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava, babaanne ile torunu arasında kişisel ilişki kurulması isteğine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi’nce “davacının yılın bir bölümünü yurtdışmda geçirdiği, davacının ve çocuğun babasının yerleşim yerinin farklı olduğu böylelikle Türk Medeni Kanunun 325. maddesindeki olağanüstü halin gerçekleştiği” gerekçesiyle davacının torunu Maximo Yaz ile her yılın Kasım, Aralık, Ocak ve Şubat aylarının 2. pazar günü saat 10:00’ dan saat 16:00’a kadar kişisel ilişki kurulmasına karar verilmiş, karara karşı davalı anne tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesi’nce davalı annenin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm davalı anne tarafından temyiz edilmiştir.
Küçük Maximo Yaz Yazıcıoğlu 02.01.2013 doğumlu olup, anne ve babası boşanmış; boşanma kararı ile velayet davalı anneye bırakılmış, velayetin kullanılması kendisine bırakılmayan baba ile çocuk arasında kişisel ilişki kurulmasına karar verilmiş, karar 14.05.2014 (mesai bitimi) tarihinde kesinleşmiştir.
Kanuna göre olağanüstü haller mevcutsa, çocuğun menfaatine uygun düştüğü ölçüde diğer kişilere özellikle hısımlarına çocukla kişisel ilişki kurulması hakkı tanınabilir (TMK m. 325/1). Boşanma kararı ile kendisine kişisel ilişki hakkı tanınmış olan baba ve davalı anne İstanbul’da bulunmaktadır. Davacı babaannenin ise yılın bir bölümünü Amerikada geçirdiği, Türkiyeye geldiği zamanlarda İstanbul’da kaldığı, babanın kişisel ilişki günlerinde torununu görebildiği anlaşılmaktadır. Davacının torunuyla görüşmesine, babanın engel çıkardığı ileri sürülmemiştir. Davacı, babaya tanınan kişisel ilişki süresi içinde torununu görme ve aile bağlarını koruma ve geliştirme imkanına sahiptir. Ortada davacıya kişisel ilişki hakkı tanınmasını gerekli ve haklı kılan olağanüstü bir durum bulunmamaktadır. O halde, davanın reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır. Bu itibarla … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin 27.09.2007 tarihli kararının kaldırılmasına, … Aile Mahkemesinin 25.10.2016 tarihli kararının bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda gösterilen sebeple… Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin 27.09.2007 tarihli 2017/902 esas, 2017/863 karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,…Aile Mahkemesinin 25.10.2016 tarihli, 2015/393 esas ve 2016/701 karar sayılı kararının BOZULMASINA, dosyanın … Aile Mahkemesine karardan bir örneğin ilgili Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine gönderilmesine, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, oybirliğiyle karar verildi. 11.04.2018