YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/4778
KARAR NO : 2018/8482
KARAR TARİHİ : 07.03.2018
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kiralananın Tahliyesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacılar ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Dava, kesinleşen icra takibi nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece itirazın kaldırılmasına ve tahliyeye karar verilmiş karar davacı alacaklılar ve davalı borçlu vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1- Davacı alacaklılar vekili 27/05/2016 tarihinde verdiği temyiz dilekçesi ile mahkeme kararını temyiz etmiş ise de, daha sonra verdiği 19/12/2016 tarihli dilekçe ile temyizden feragat ettiği anlaşılmakla; vaki feragat nedeniyle temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre davalı borçlu vekilinin tahliyeye ilişkin temyiz itirazlarının reddine,
3- Davalı borçlu vekilinin alacağa ve icra inkar tazminatına ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Davacı alacaklı, 06/08/2001 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli yazılı kira sözleşmesine dayanarak 07/10/2015 tarihinde başlattığı icra takibi ile toplam 10.725,00 TL kira ve 112,10 TL işlemiş faiz alacağının tahsilini talep etmiş, davalı borçluya ödeme emri 14/10/2015 tarihinde tebliğ edilmiştir.Davalı borçlu her ne kadar 23/10/2015 tarihinde icra müdürlüğüne ibraz ettiği dilekçe ile borca itiraz etmiş ise de İcra ve İflas Kanunu 62. maddesi uyarınca ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 gün içinde itirazın yapılması gerekirken yasal süre geçtikten sonra yapılan itiraz takibi durdurmaz. Davacı alacaklılar vekili, dava dilekçesinde kiralanan taşınmazın temerrüt nedeniyle tahliyesine karar verilmesini istemiş, itirazın kaldırılmasını talep etmemiştir. 6100 sayılı HMK’nun “Taleple Bağlılık İlkesi” başlıklı 26. maddesinin birinci fıkrasında; “Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir” hükmü düzenlenmiştir. Buna göre davacı alacaklılar vekilinin talebi olmadan itirazın kaldırılması yönünden olumlu olumsuz hüküm kurulamayacağı gibi davalı borçlunun geçerli bir itirazı da söz konusu değildir. Mahkemece yukarıda izah edilen hususlar dikkate alınmadan dava dilekçesindeki talep aşılarak itirazın kaldırılmasına ve davaeı yararına icra inkar tazminatına karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle davacı alacaklılar vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin tahliyeye yönelik temyiz itirazlarının REDDİNE, (3) numaralı bentte açıklanan nedenle, davalı borçlu vekilinin alacağa ve tazminata ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK’nun 366. ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 07/03/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.