Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2015/21124 E. 2018/8514 K. 07.03.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/21124
KARAR NO : 2018/8514
KARAR TARİHİ : 07.03.2018

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tespit

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı vekili, davaya konu, 1529 ve 1530 parsel sayılı taşınmazların güneyinde bulunan 1672 m2’lik alanın 1999 yılından beri vekil edeni tarafından kullanıldığını, taşınmaz üzerinde bulunan iki katlı evin vekil edeni tarafından inşa edildiğini, davaya konu yer için Milli Emlak Müdürlüğü’ne satın alma talebinde bulunulduğunu, mevzuat hükümlerinden yararlanabilmesinin, işgalin 2000 yılı öncesinden başlamış olmasına bağlı tutulduğunu açıklayarak, ev ve müştemilatın değeri ile vekil edeninin taşınmazdaki zilyetlik süresinin ve taşınmaz üzerindeki evin 2000 yılından önce yapıldığının tespitini istemiştir.
Mahkemece, “Somut olayda delil tespiti talebinde bulunanın ileride açacağı davayı somut olarak belirtmediği, tespit isteyenin hukuki yararının bulunmadığı” gerekçesi ile talebin reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Eldeki dava, Delil Tespiti talebine ilişkin olmayıp zilyetliğin tespiti isteğine ilişkindir.
Dosya içerisinde bulunan belgelerden, davacı tarafın, davaya konu taşınmazın satışı için … Valiliği Defterdarlık Milli Emlak Dairesi Başkanlığı’na başvuru yaptığı, idare tarafından da davacıya, satışa ilişkin işlemlerin başlatıldığının bildirildiği anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca, davacı tarafın zilyetliğin tespitini istemekte hukuki yararının bulunduğunun kabulü ile dosyanın Değişik İş kaydından çıkartılarak, Esasa kaydının yapılması, 6100 Sayılı HMK’nın göreve ilişkin hükümleri de değerlendirilmek suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, yazılı ve yerinde olmayan gerekçeler ile ret kararı verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazları yukarıda açıklanan nedenle yerinde olduğundan kabulüyle, usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK’nun 440/III-1,2,3,4 bendi gereğince Yargıtay Daire ilamına karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna ve peşin harcın istek halinde iadesine 7.3.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.