YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/15706
KARAR NO : 2018/4143
KARAR TARİHİ : 12.03.2018
MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasının kısmen kabulüne dair verilen yukarıda tarih ve numaraları yazılı hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … vd ve davalı idare vekillerince verilen dilekçelerle istenilmiş; davacı … vd vekili de temyiz dilekçesinde duruşma isteminde bulunmuş olmakla, duruşma için belirlenen 27/02/2018 günü temyiz eden davacı … vd ile aleyhine temyiz olunan … vd vekillerinin yüzlerine karşı; usulüne göre çağrı kağıdı gönderilmesine rağmen gelmediklerinden diğer taraf vekillerinin yokluklarında duruşmaya başlanarak sözlü açıklamalar da dinlendikten ve dosyadaki kağıtlar okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü.
K A R A R –
Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.Mahkemece, … mirasçıları yönünden davanın kesin hüküm ve feragat nedeniyle reddine, diğer davacıların davasının kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı idare vekili ile davacılardan … vd vekilince temyiz edilmiştir.Arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde ve tapu kayıt maliki … ‘nun mirasçılarından davacı … ile asli müdahil … dışındaki davacıların ve asli müdahilin davasının kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1-Borçlar Kanununun 183 vd maddeleri uyarınca; kanun, sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça alacaklı, borçlunun rızasını aramaksızın alacağını üçüncü bir kişiye devredebilir. Alacağın devrinin geçerliliği yazılı şekilde yapılmış olmasına bağlıdır.Yine Borçlar Kanununun 12 ve 13.maddesine göre kanun gereği yazılı olması gereken bir sözleşme, ancak yazılı şekilde değiştirilebilir.
Buna göre; gerek dosya içinde …’nun 19.01.2010 tarihli noterden düzenlenen ve dava konusu taşınmazda kamulaştırmasız el atmaya dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti davası sonucu elde edilecek alacağın 3.000,00 TL kısmını… temlik etmesi ve gerekse dava konusu taşınmaza ilişkin açılacak olan davada elde edilecek gelirin tamamını temlik ettiğini belirtir 09.10.2010 tarihli yazılı şekilde yeni bir temlikname daha düzenlenmesi geçerlidir.Ne var ki, davacı vekili …’nun 09.10.2010 tarihli temliknamedeki imzasını inkar etmektedir. Bu nedenle uzman bilirkişi marifetiyle imzanın davacı …’na ait olup olmadığı kesin olarak tespit edilip, eğer davacıya ait ise, alacağı temlik edenin temlikle birlikte borçlu ile hukuki ilişkisi kesildiğinden alacağın tahsiline ilişkin hakları temellük edene geçmesi alacağın temlikinin doğal bir sonucu olup, bu itibarla, eksik inceleme ile davacı … hakkında davanın kabulüne karar verilmesi,Doğru olmadığı gibi,
2-Davacı vekilinin dosya içindeki beyan ve dilekçelerden … mirasçıları olan davacılar yönünden, daha önce muris tarafından bedel artırım davası açıldığından bahisle kesin hüküm nedeniyle davanın reddini talep ettiği anlaşıldığından, davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, davacılar vekilinin irade beyanının feragat olarak yorumlayarak davanın ayrıca feragat nedeniyle de reddine karar verilmesi,
3-Davacılardan … mirasçıları yönünden davanın kesin hüküm nedeniyle dava şartı yokluğundan reddi nedeniyle aleyhlerine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/2 maddesi gereğince vekalet ücretinin maktu olarak hüküm altına alması gerekirken, nispi vekalet ücretine hükmedilmesi,
4-Davacılardan …, bu davadaki alacağının 3.000,00 TL’lik kısmını …’e temlik ettiği halde, asli müdahil … hakkında 4.000,00 TL’ye karar verilmesi,Doğru görülmemiştir.Davalı idare ile davacılardan … vd vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle HUMK’nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine, temyiz eden davacı … vd. yararına yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 1.630,00-TL. vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, 12/03/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.