Yargıtay Kararı 5. Hukuk Dairesi 2016/23107 E. 2018/4153 K. 12.03.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/23107
KARAR NO : 2018/4153
KARAR TARİHİ : 12.03.2018

MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki kamulaştırma bedelinin arttırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R –
Dava, kamulaştırma bedelinin arttırılması istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir. Arsa niteliğindeki … Mahallesi, 11 ada 13 parsel ve 11 ada 15 parsel sayılı taşınmazlara emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi yöntem itibariyle doğru olduğu gibi, taşınmaz üzerindeki yapıya resmi birim fiyatları esas alınıp, yıpranma payı da düşülerek değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;Dava konusu 13 ve 15 parsel nolu taşınmazın vergi değerinin değerlendirme tarihi itibari ile sırasıyla 572 TL/m2,1145 TL emsal taşınmazın ise 2.862TL/m2 olduğu bildirilmiştir. Emsal taşınmazın vergi değeri ile dava konusu taşınmazların vergi değeri arasında 13 parselde 5 kat, 15 parselde 2,5 kat fark olduğu halde, dava konusu taşınmazı emsal olarak alınan taşınmazdan % 35 daha değerli olduğu kabul edilerek değer biçen rapora göre hüküm kurulması mümkün değildir.Bu nedenle, taraflara dava konusu taşınmaza yakın bölgeden, benzer yüzölçümlü ve yakın tarihli satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi ve emsal kabul edilecek taşınmazlarla, dava konusu taşınmazın Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Takdir Komisyonunca belirlenen emlak vergisine esas olan m2 değerlerinin de ilgili Belediye Başkanlığı Emlak Vergi Dairesinden istenip, birbirlerine üstünlük oranları yönünden de inceleme yapılarak bu emsallere göre değer biçilmesi için yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu ile keşif yapılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru görülmemiştir.Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 12/03/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.