YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/17243
KARAR NO : 2018/4339
KARAR TARİHİ : 11.04.2018
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Soruşturma aşamasında sanık için müdafii olarak görevlendirilen Av. …’in görevinin iddianamenin kabul kararı verilmesi ile birlikte sona ereceği gibi, bozma öncesi 04/05/2012 tarihli duruşmada sanığın müdafii istemediğini belirttiği, 5560 sayılı Kanun’un 21. maddesi ile değişik CMK’nın 150. maddesinin 2. ve 3. fıkraları gereğince de sanığa zorunlu müdafii atanmasını gerektirecek bir durum bulunmadığı, soruşturma aşamasında sanığa baro tarafından atanan Av. …’in sanık hakkındaki hükmü temyize yetkisi bulunmadığı gözetilerek; yokluğunda verilen kararın bizzat sanığa tebliğinin gerektiği, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun bilinen adrese tebligatı düzenleyen 10. maddesine göre öncelikle sanığın bozma öncesi alınan ifadesinde bildirdiği son bilinen adresi olan “…” adresine tebliğe çıkartılması, ancak bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilerek tebligatın bu adrese yapılması gerekirken; sanığa, adres kayıt sistemindeki adresinde, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre tebliğ yapıldığının ve bu şekilde yapılan tebliğ işleminin geçersiz olduğunun anlaşılması karşısında; sanığın bilinen son adresine (cezaevinde ise cezaevi adresinde bizzat kendisine, cezaevinde olmaması halinde sorguda verdiği bilinen en son adresine, buradan iade dönerse mernis adresine olacak şekilde) gerekçeli hükmün tebliği ile, tebliğ belgesi ile birlikte verilmesi halinde temyiz dilekçesi de eklendikten ve ek tebliğname düzenlendikten sonra incelenmek üzere iadesinin mahallince sağlanması için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE, 11/04/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.