YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/10445
KARAR NO : 2018/6417
KARAR TARİHİ : 10.04.2018
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, mahkumiyetlere dair
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanıklar … ve … haklarında hakaret ve kasten yaralama suçlarından verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanıklar hakkında kasten yaralama suçlarından verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlara karşı 5271 sayılı CMK’nin 231/12. maddesi gereğince itiraz kanun yoluna gidilebilecek olup, bu kararlara yönelik sanıklar ve müdafiilerin temyiz taleplerinin itiraz olarak kabulü ile CMK’nin 231/12. maddesince gereğince Hınıs Ağır Ceza Mahkemesince incelenip 23/02/2015 gün ve 2015/23 Değişik İş sayılı kararı ile sonuçlandırıldığı anlaşılmakla, dosyanın incelenmeksizin mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
2) Sanık … hakkında hakaret ve müştekiler … ve …’yi kasten yaralama suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanık hakkında tayin edilen adli para cezalarının tür ve miktarı itibariyle verilen hükümlerin, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanunun 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanuna eklenen geçici 2. madde gereğince kesin nitelikte olup temyizleri mümkün olmadığından, sanık ve müdafiinin temyiz isteklerinin 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
3) Sanıklar …, … ve … haklarında müşteki …’yı kasten yaralama suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
a) Dosya kapsamına göre; sanıkların olay tarihinde fikir ve eylem birlikteliği içinde ellerindeki sopalar ile müşteki …’in vücudunun öldürücü bölgelerine birçok darbe vurdukları, bu darbeler nedeniyle müştekinin baş bölgesinde sağ frontalde kontüzyon (beyin dokusunda ezilme), batın bölgesinde ise dalağında rüptür (yırtılma) oluşacak ve hayati tehlike geçirecek şekilde yaralandığı, müştekinin dalağının operasyon ile alındığı ve bu şekilde yaralanmanın uzuv tatiline neden olduğu, uzun bir tedavi süreci sonucunda müştekinin iyileştiği olayda; suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, hedef alınan vücut bölgeleri, yara yerleri ve nitelikleri dikkate alındığında, sanıkların eyleminin adam öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturup oluşturmadığına ilişkin delillerin takdir ve değerlendirmesinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla hüküm kurulmuş olması,
Kabule göre de;
b) Sanık … hakkında verilen mahkumiyet hükmünde, sanık …’ın 5237 sayılı TCK’nin 86/1. maddesi uyarınca verilen temel cezasının, müştekiyi silahtan sayılan cisimle yaralaması nedeniyle TCK’nin 86/3-e maddesi uyarınca artırım yapılan paragrafında, müşteki …’in sanık …’ın kardeşi olması sebebiyle uygulama maddesi olan TCK’nin 86/3-a maddesinin gösterilmemesi,
c) Sanıklar … ve … haklarında verilen mahkumiyet hükümlerde; sanıkların TCK’nin 86/1. maddesi uyarınca 1 yıl 6 ay olarak belirlenen temel cezalarının TCK’nin 86/3-e maddesi uyarınca yarı oranında artırılması sonucunda “1 yıl 15 ay hapis cezaları” ile cezalandırılmaları yerine “2 yıl 3 ay hapis cezaları” ile cezalandırılmalarına karar verilmesi, yine bu cezalarının TCK’nin 87/2-b maddeleri uyarınca iki kat artırılması sonucunda “3 yıl 45 ay hapis cezaları” ile cezalandırılmaları yerine “6 yıl 9 ay hapis cezaları” ile cezalandırılmalarına karar verilmesi suretiyle yanlış uygulama yapılması,
d) Sanıklar …, … ve … haklarında verilen mahkumiyet hükümlerinde, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ve müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerle, 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesine göre sanıkların kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 10.04.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.