YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/24389
KARAR NO : 2018/4865
KARAR TARİHİ : 19.03.2018
MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, davacı idare ile davalı … vd. vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R –
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm bir kısım davalılar ile davacı vekillerince temyiz edilmiştir.Arsa niteliğindeki … Mahallesi 9876 ada 2 parsel sayılı taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesinde yöntem olarak bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1- Aynı kamulaştırma kapsamında dava konusu taşınmazın da içinde bulunduğu bölgede dava konusu taşınmaza yakın konumda olan 9862 ada 4 parsel sayılı taşınmaza … 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/518 Esas 2015/509 Karar sayılı, 9859 ada 7 parsel sayılı taşınmaza …2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/531 Esas 2015/444 Karar sayılı, yine 9860 ada 1 parsel sayılı taşınmaza … 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/519 Esas 2015/342 Karar sayılı dosyalarında, 2014 yılı değerlendirme tarihi itibariyle 350 m2/TL değer biçilmişken, dava konusu taşınmaza bir yıl sonraki 2015 yılı değerlendirme tarihi itibariyle 300 m2/TL değer biçilmesi nedeniyle rapor inandırıcı görülmemiştir.Bu durumda; taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde re’sen emsal celbi yoluna gidilmesi, taşınmazın, değerlendirme tarihi itibariyle, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibariyle imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imar planındaki konumu, emsallere ve değerini etkileyen merkezi yerlere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
2- Dava açıldıktan sonra davacı belediye ile uzlaşan davalılardan …, … ve … hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmemesi,Doğru görülmemiştir.Bir kısım davalılar ile davacı vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz edenlerden peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 19/03/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.