Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2016/2302 E. 2018/2888 K. 02.04.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/2302
KARAR NO : 2018/2888
KARAR TARİHİ : 02.04.2018

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Vergi Usul Kanununa muhalefet
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak:
1-)Sanığın 2009 takvim yılında sahte fatura kullanma suçunu işlediğinin iddia ve kabul olunduğu somut olayda; UYAP ortamında yapılan araştırmada, sanık hakkında Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığının 23.06.2010 tarih, 2010/4253 soruşturma sayılı iddianamesi ile 2005-2009 takvim yılları arasında sahte fatura kullanmak suçlarından kamu davası açıldığı, Aksaray 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.05.2013 tarih, 2010/562 Esas, 2013/258 Karar sayılı ilamı ile verilen mahkumiyet hükmünün, Dairemizin 02.05.2017 tarih, 2016/5551 Esas, 2017/3279 Karar sayılı kararıyla 2009 takvim yılı için suç tarihi 25.07.2009 olarak kabul edilerek düzeltilip onanarak kesinleştirildiği ve suça konu faturaların bu tarihten sonraki tarih olan Eylül 2009 tarihine ait olduğu anlaşılmakla; aynı takvim yılı içinde birden fazla sahte fatura kullanmak eylemlerinin kendi içinde zincirleme suç oluşturduğu ve sanık hakkında TCK’nın 43. maddesi hükümleri uygulanarak tayin olunacak cezadan kesinleşmiş önceki cezanın mahsup edilmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-)Kabule göre de;
a-)Aynı takvim yılı içerisinde birden fazla sahte fatura kullanmak eyleminin zincirleme suç oluşturduğunun ve sanık hakkında TCK’nın 43. maddesi hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
b-)Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 62. maddesi uygulanırken hesap hatası yapılarak eksik ceza tayin edilmiş olması,
c-)Suça konu faturaların Eylül 2009 KDV indiriminde kullanılmış olmaları nedeniyle, “25.10.2009“ olan suç tarihinin, gerekçeli karar başlığında “28.10.2010“ şeklinde yanlış yazılması,
d-)5237 sayılı TCK’nın 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, sonuç ceza miktarı bakımından sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 02.04.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.