YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/791
KARAR NO : 2018/2843
KARAR TARİHİ : 29.03.2018
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- … Özel Rehabilitasyon Merkezi’nde görev yapan sanık …’in Atatürk Üniversitesi Rektörlüğü’nden almış olduğu 28/06/2000 tarihli geçici mezuniyet belgesinin sahte olduğundan bahisle açılan davada, belgelerde sahtecilik suçlarında aldatma yeteneği bulunup bulunmadığının takdirinin hakime ait olması karşısında; suça konu geçici mezuniyet belgesinin ıslak imza ve mühür bulunan noter onaylı suret aslının celb edilerek incelenmek suretiyle özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması ve denetime olanak verecek şekilde dosya içine konulması ve aldatıcılık niteliklerinin bulunup bulunmadığının belirlenmesinden sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
2- UYAP ortamında yapılan araştırmada sanığın benzer nitelikteki fiilleri nedeniyle derdest davaların bulunduğu anlaşılmakla; ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 22.04.2014 tarih ve 2013/11-397-2014/202 sayılı kararında da açıklandığı üzere, belgelerde sahtecilik suçunun hukuki konusunun kamu güveni olduğu ve fiil tarihleri de dikkate alınarak, sanığın fiillerinin her biri yenilenen kararla işlenmiş ayrı suçları mı, yoksa bir suç işleme kararının icrası kapsamında işlenen zincirleme suç mu oluşturduğunun değerlendirilmesi açısından, UYAP ortamından ve sair surette tespit edilebilecek benzer suçlara ilişkin davalar araştırılarak, mümkünse mevcut dava ile birleştirilmesi, aksi halde özetlerinin duruşma tutanağına geçirilip, bu davayı ilgilendiren belgelerin onaylı örneklerinin dosyaya konulması, zincirleme suç hükümlerinin uygulanma olanağının bulunup bulunmadığının tartışılması gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
3-Kabule göre de;
a)Adli sicil kaydına göre, tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında TCK’nın 58. maddesi hükümlerinin uygulanması gerektiğinin dikkate alınmaması,
b)5237 sayılı TCK’nın 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarih 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 29.03.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.