YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/2402
KARAR NO : 2018/2731
KARAR TARİHİ : 28.03.2018
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Vergi Usul Kanununa Muhalefet
HÜKÜM : Beraat
Sanığın, … … … ile ortak olarak 2006 ve 2007 yıllarında, ortaklığın defterlere kaydı gereken hesap ve işlemlerini, vergi matrahının azalması sonucunu doğuracak şekilde, başka defter ortamına kaydettiğinin iddia edildiği davada; “…… … yanında primle çalışıyordum, ben … … usulsüzlük yaptığını anlayınca defterleri vergi dairesine bizzat ben teslim ettim ve O’nun hakkında ihbarda bulundum. Benim ihbarım üzerine soruşturma başlatıldı, vergi dairesince hakkımda düzenlenen raporları kabul etmiyorum, burada bir yanlış anlaşılma oldu, benim kesinlikle … … şirketine ortaklığım yoktur…” şeklindeki savunmasına itibar edilerek sanığın atılı suçu işlediğinin sabit olmadığı kanaati ile beraatine karar verilmiş ise de; bu suç yönünden eylemin “vergi matrahının azalması sonucunu doğurması, ayrıca tutulması gereken yasal defter ve belgelerin varlığının, noter tasdik kayıtları veya başka şekilde sabit olması ile birlikte, hesap ve işlemlerin vergi matrahının azalması sonucunu doğuracak şekilde tamamen veya kısmen başka ortamlarda da tutulması gereklidir.
Bu açıklamalara göre somut olayda; vergi inceleme raporlarında, yasal defterlere kaydı gereken bazı hasılatların vergi matrahının azalması sonucunu doğuracak şekilde 2 adet el defterine kaydedildiği, yasal defterlere kayıtlarının yapılmadığı, bu şekilde beyan dışı bırakılarak vergi ziyaına neden olunduğu belirtilmesi, dosya kapsamındaki vergi raporları ekinde yer alan “Kâr Ortaklığı Anlaşmasıdır” başlıklı belge ve sanığın imzası da bulunan Vergi Denetmenine verdiği 09.01.2008 tarihli ifadesinde; sanığın … … … ile ortak olduğunu kabul etmesi karşısında; gerçeğin kuşkuya yer bırakmaksızın tespiti açısından, sanığın aşamalardaki savunmalarındaki çelişkinin sanıktan sorularak giderilmeye çalışılması; Antalya 7. Asliye Ceza Mahkemesi’ nin 2008/ 609 E. sayılı davasında aynı suçtan mahkûm olduğu da gözetilerek Mehmet Hayrettin Yılmaz’ın tanık olarak dinlenerek konu ile ilgili beyanlarının tespiti; 2006 ve 2007 yılı işletme defterlerinin Antalya 7. Noterliği tarafından tasdiklendiğinin belirtilmesine ve bu hususun sanık tarafından da inkar olunmamasına göre, varlığı sabit olan bu defter ve kayıtlar ile suça konu 2 adet el defterinin konusunda uzman bilirkişi heyetine incelettirilerek vergi matrahının azaltılmasına sebebiyet verilip verilmediğinin tespit edilmesi; toplanan tüm delillerin birlikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun takdiri gerekirken, eksik araştırma ve inceleme sonucu sanığın beraatine hükmedilmesi,
Her takvim yılında işlenen suçların birbirinden ayrı ve bağımsız suçları oluşturacağı cihetle; eylemin nitelendirilmesi yapılmadan ve 2006 yada 2007 takvim yıllarından hangisi olduğu da belirtilmeden yazılı şekilde tek beraat hükmü kurulması,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.03.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.