YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/11654
KARAR NO : 2018/15014
KARAR TARİHİ : 05.07.2018
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı 3.kişi vekili, müvekkil şirkete ait …. numaralı… bayraklı … gemisinin haczi ile kaydına seferden men şerhi işlenmesine 2.4.2013 tarihinde karar verildiğini, müvekkil şirketin haczedilen gemiyi 8.11.2013 tarihinde… Hükümetinden ihale ile satın aldığını, talepleri sonucunda İcra Müdürlüğü’nce 25.12.2013 tarihinde süresi içinde geminin satışının istenmemesi nedeniyle gemi üzerindeki hacizlerin fekkine karar verildiğini, ancak 08/01/2014 tarihinde alacaklı vekilinin talebiyle geminin yeniden haczedildiğini ve kaydına seferden men şerhi işlendiğini, haczin kaldırılmasına yönelik taleplerinin İcra Müdürlüğü’nün 11/03/2014 tarihli kararı ile reddedildiğini, bu kararın hukuka aykırı olduğunu açıklayarak gemi üzendeki haciz ve seferden men kararının fekki taleplerinin reddine ilişkin kararın kaldırılmasına, talebin kabulü ile gemi üzerindeki haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, şikayet başvurusundan önce dosya borcunun ödendiği, gemi hakkında verilen seferden men kararı ödemeyle kaldırıldıktan sonra, önceki tarihli icra müdürü işlemini şikayette hukuki yararın kalmadığı gerekçesi ile, davanın reddine karar verilmiş, karar davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İcra dosyasında taraf olmayan 3. kişi, dosyadaki haczin kaldırılmasını şikayet yoluyla isteyemez. Bu konuda aktif dava ehliyeti yoktur. 3. kişi ancak istihkak iddiası ve prosedürüne göre haczin kaldırılmasını isteyebilir.
Eldeki davada davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirkete ait gemi üzerindeki hacizlerin kaldırılmasını talep etmiş olmakla, davacı üçüncü kişinin talebinin istihkak davası niteliğinde olduğunun kabulü gerekir.
Davacı 3.kişi vekilince, haczin kaldırılmasına yönelik taleplerin 11.3.2014 tarihinde İcra Müdürlüğü’nce reddedilmesinden sonra, aynı gün dosya borcunun talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla ve dava sonuçlanıncaya kadar paranın alacaklıya ödenmemesi şartı ile ödeneceği belirtilerek dosya borcu yatırılmıştır. Bu beyanlar, mahcuzların bedeli karşılığı ödemenin, istihkak prosedürünün devamı şartına bağlı olarak ihtirazi kayıt ileri sürülerek yapıldığı anlamına gelir. Takip dosyasında, 3. kişinin istihkak iddiasından vazgeçtiğine ya da alacaklının bu iddiayı kabul ettiğine ilişkin bir beyan da bulunmamaktadır.
Hal böyle olunca, dosya borcu, ihtirazi kayıtla ödenmiş olduğundan, menkuller üzerindeki haciz kalkmış olsa dahi, dava ödenen bedel üzerinden devam edeceğinden, yargılamaya devam edilerek, deliller toplanıp işin esasına girilmesi, özellikle davada; hukuki ilişkinin tarafları ve dava konusu geminin tescil yeri yönünden, yabancılık unsuru taşıyıp taşımadığı, yabancılık unsuru taşıyor ise … maddesinin de gözönünde bulundurulması ondan sonra oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı 3.kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK’nun 366. ve HUMK’nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 05.07.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.