YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/19449
KARAR NO : 2018/14860
KARAR TARİHİ : 04.07.2018
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı alacaklı vekili, borçlu şirketin yüklenici,3.kişi şirketin iş sahibi sıfatı ile enerji nakil hattı yapım işine ait sözleşme imzaladıklarını, sözleşme konusu işin yapılma yerinin … şantiyesi olarak belirtildiğini, 23.07.2013 tarihinde işin yapım yeri olarak belirlenen şantiyede borçlu şirkete ait malların haczedildiğini, borçlu şirketin sözleşme gereğince taahhüt ettiği işin yapımı için gerekli malzemeleri alacaklı müvekkilinden satın aldığını, borçluya ait taşınır malların ambalajlı vaziyette haczedildiğini, borçlu şirket yetkililerinin iş mahalline gelmediğini, şantiye kurmadığını, borçlu şirket tarafından haciz esnasında acele fatura düzenlenerek davalı 3. kişi şirkete fakslandığını, faturanın muvazaalı olduğunu, gerçeği yansıtmadığını, faturada malların cins, miktar, birim, fiyat ve tutarının yer almadığını, sevk irsaliyesinin düzenlenmediğini, işe başlanmadan hak edişin yapılamayacağını öne sürerek davanın kabulü ile istihkak iddiasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı üçüncü kişi vekili,mahcuzlara ilişkin olarak borçlu şirket lehine hak ediş faturası düzenlendiğini, bu şekilde mülkiyetinin müvekkiline geçtiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, haczedilen mallar ile hak ediş faturasında bulunan malların uygunluk sağladığı, hak ediş faturasının davalı 3. kişinin defter ve kayıtlarında yer aldığı, bu durumda sunulan hak ediş faturasının gerçek olduğu sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, alacaklının İİK’nun 99. maddesine dayalı istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmişse de, alınan bilirkişi raporları, toplanan deliller, yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir.
Dosya içerisinde yer alan hükme dayanak yapılan asıl ve ek bilirkişi raporlarının mali müşavir bilirkişiler tarafından tanzim edildiği,elektrik mühendisi bilirkişinin ise hak ediş raporu hususunda değerlendirmede bulunmadığı görülmektedir.
Dava konusu yapılan mahcuzların niteliği de dikkate alındığında, mali müşavir bilirkişinin dosya kapsamındaki teknik ve uzmanlık gerektiren hususlarla ilgili tek başına değerlendirme yapamayacağının kabulü gerekir.
Mahkemece, 3. kişi şirket ile borçlu şirket arasında akdedilen sözleşmenin eklerinin (hak ediş raporları,şartname vs.) celbinden sonra, dosyanın elektrik mühendisi, mali müşavir ve eser sözleşmelerinde uzman bilirkişilerden oluşacak bilirkişi kuruluna tevdii ile,borçlu şirket ile 3. kişi şirketin ticari defterleri de incelenmek sureti ile; borçlu şirketin yapımını taahhüt ettiği işe henüz başlamamış oluşu ile taraflar arasıda imzalanan sözleşmenin özellikle bedel ödemesi,malzeme temini ve ihrazat ile ilgili maddelerinin birlikte değerlendirilmesi, hak ediş raporu ile hak ediş faturasının mahcuzlara ilişkin olup olmadığı, hak ediş faturasının tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, fatura bedellerinin ödenip ödemediği, bu ödemenin ticari defter kayıtlarında yer alıp almadığı, netice olarak haciz tarihi itibarıyla dava konusu menkullerin mülkiyetinin hak ediş kapsamında davalı 3. kişiye geçmiş sayılıp sayılmayacağı noktasında bilirkişi raporu düzenlettirilmesi, bu doğrultuda elde edilen bilgilerin, dava dosyasında bulunan diğer delillerle birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma sonucu davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK’nun 366. ve HUMK’nun 428. maddesi gereğince İİK’nun 366 ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 04.07.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.