Yargıtay Kararı 19. Ceza Dairesi 2016/9392 E. 2018/6640 K. 31.05.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/9392
KARAR NO : 2018/6640
KARAR TARİHİ : 31.05.2018

MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi
SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜMLER : Mahkumiyet ve Tazminat Talebinin Kısmen Kabulü

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre ;
1- İİK’nın 338. maddesi uyarınca kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Gerçeğe aykırı beyanda bulunmak suçunun oluşabilmesi için bildirimin bizzat borçlu tarafından ve gerçeğe aykırı olduğu bilinerek yapılması gerekli olup birinci haciz ihbarnamesine yapılan 02.12.2014 tarihli itirazın vekil tarafından yapılması nedeniyle vekilin beyanından dolayı asil sorumlu tutulamayacağından; sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Kabule göre de;
a- 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde değişiklik yapılarak madde içeriğinden “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile” ibaresinin çıkarılması nedeniyle özel bir etkin pişmanlık hükmü olan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 354. maddesinin aynı Kanun’un 338/1 maddesinde düzenlenen suç yönünden uzlaştırma kurumunun uygulanmasına engel teşkil etmemesi, suçun işlenmesinden sonra fail ile mağdur arasındaki çekişmeyi bir uzlaştırmacının girişimiyle kısa zamanda tarafların özgür iradeleriyle ve adli merciler daha fazla meşgul edilmeden sonuçlandırmayı amaçlayan uzlaştırmanın soruşturma ve kovuşturmalarda mutlaka öncelikle uygulanması zorunlu bir maddi ceza ve ceza muhakemesi hukuku kurumu olması ve İcra ve İflas Kanunu’nun 354. maddesinin yerine geçip anılan maddenin uygulanmasını ortadan kaldırmaması karşısında, sanık hakkında 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişik CMK’nın 253, 254. maddelerinin uygulanması zorunluluğu,
b- Adli sicil kaydı bulunmayan ve suç tarihinde 65 yaşını doldurmuş olan sanık hakkında tayin edilen hapis cezasının süresi itibariyle 5237 sayılı TCK’nın 50/3. maddesi uyarınca seçenek yaptırımlara çevrilmesi zorunluluğunun gözetilmemesi,
2- Tazminat talebine ilişkin kurulan hükme yönelik yapılan incelemede ise;
Haciz ihbarnamesinin tebliği tarihi olan 01.12.2014 tarihi itibariyle üçüncü şahıs … Ltd. Şti’nin, asıl borçlu …. ve …. Şti’ne kesinleşmiş ve muaccel bir borcu bulunup bulunmadığı hususunda her iki şirkete ait defter ve belgeler üzerinde karşılaştırmalı bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre hukuki durumun takdiri gerekirken, sadece icra dosyaları üzerinde yaptırılan incelemeye dayalı yetersiz bilirkişi raporuna göre yazılı şekilde tazminata hükmedilmesi,
Kanuna aykırı ve sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 31.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.