YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/3260
KARAR NO : 2018/6614
KARAR TARİHİ : 30.05.2018
Borçlunun ödeme şartını ihlâl suçundan sanık Mustafa Erol Karagöz’ün, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 340. maddesi gereğince 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına dair Çorum İcra Ceza Mahkemesinin 12/11/2015 tarihli ve 2015/1182 esas, 2015/1437 sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine dair Çorum 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 22/09/2017 tarihli ve 2017/242 değişik iş sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 17/04/2018 gün ve 94660652-105-19-3612- 2018-Kyb sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 30/04/2018 gün ve KYB.2018/35458 sayılı ihbarnamesi ile Dairemize gönderilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
1-Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 09/06/2016 tarihli ve 2016/3298 esas, 2016/19382 sayılı ilamında da belirtildiği üzere, 6098 sayılı Borçlar Kanunu’nun 583/1. maddesinde yer alan “Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır.” şeklindeki hüküm dikkate alındığında, dosya içinde bulunan sanık Mustafa Erol Karagöz’ün borcu üstlendiğine ilişkin 06/05/2015 tarihli icra kefalet tutanağında el yazısı ile yazdığı yazı ve imzasının bulunması, bunun haricinde borcu üstlendiğine ilişkin kefalet tutanağında kendi el yazısı ile yazılmış sorumlu olacağı azami miktarı ile kefalet tarihine ilişkin herhangi bir ibarenin bulunmadığı,
2-2004 sayılı Kanun’un 340. maddesi gereğince taahhüdü ihlal suçunun oluşması için taahhüt tutanağında toplam borç miktarının, işleyen ve işleyecek faizin, vekalet ücreti, icra harç ve giderlerinin birlikte belirlenerek borçlunun taahhüdüne esas olan miktarın açıkça gösterilmesi gerektiği, dosya kapsamına göre 07/05/2015 tarihinde alınan taahhütnamede, icra takibinin kesinleştiği tarihten taahhüt tarihine kadar işlemiş faiz olup olmadığı konusunda herhangi bir açıklık olmadığı, işleyen ve işleyecek faiz miktarının taahhüt tutanağında ayrı ayrı gösterilmediği, alacaklının son ödeme tarihine kadar işleyecek faizden feragat beyanının da yer almadığı ve bu nedenlerle belirsizlik bulunduğundan taahhüdün geçerli olmadığı anlaşılmakla, sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmaması nedeniyle beraatine karar verilmesi gerektiği,
Gözetilmeden yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesine isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görülüşüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden, Çorum 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 22/09/2017 tarihli ve 2017/242 değişik iş sayılı kararının CMK’nın 309/4-d maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanık hakkında ödeme şartını ihlal eyleminden dolayı hükmolunan tazyik hapsinin kaldırılmasına, 30/05/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.