Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2018/4022 E. 2018/11206 K. 20.06.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/4022
KARAR NO : 2018/11206
KARAR TARİHİ : 20.06.2018

Kasten yaralama suçundan sanıklar … ve …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 86/2 ve 86/3-a-e maddeleri gereğince ayrı ayrı 12 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına dair Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 18/04/2017 tarihli ve 2016/372 Esas, 2017/159 sayılı kararını müteakip, aynı eylem nedeni ile açılan mükerrer dava sonucunda adı geçen sanıkların, 5237 sayılı Kanunun 86/2, 86/3-a-e, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince ayrı ayrı 3.000,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmalarına ilişkin Ankara 29. Asliye Ceza Mahkemesinin 04/05/2017 tarihli ve 2014/2018 Esas, 2017/616 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 09.05.2018 tarih ve 2018/5927 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16.05.2018 tarih ve 2018/41425 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Her ne kadar Ankara 29. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/02/2018 tarihli ek kararı ile sanık …’ın müşteki Ceylan Ayırtır’a yönelik kasten yaralama eylemi nedeniyle daha önce verilmiş hüküm bulunduğundan bahisle mükerrer olan davanın reddine karar verilmiş ise de, bu konuda önceden verilmiş ve kesinleşmiş karar bulunması sebebiyle anılan ek kararın hukuken yok hükmünde bulunduğu düşünülerek yapılan incelemede;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 223/7. maddesinde “Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir.” hükmünün yer aldığı, dosya kapsamına göre; sanıkların, kardeşleri olan müşteki Ceylan Ayırtır’a yönelik kasten yaralama eylemleri nedeniyle haklarında yapılan yargılama sonucunda, Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 18/04/2017 tarihli ve 2016/372 Esas, 2017/159 sayılı kararı ile mahkumiyetlerine karar verilmiş olunması karşısında, sanıkların aynı eylemleri sebebiyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 05/12/2014 tarihli ve 2014/31047 soruşturma, 2014/48622 sayılı iddianamesi ile açılan mükerrer davanın, 5271 sayılı Kanunun 223/7. maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmiş olmasında, isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; Ankara 29. Asliye Ceza Mahkemesinin 04/05/2017 tarihli ve 2014/2018 Esas, 2017/616 sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nin 309/4. maddesinin (d) bendi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 223/7. maddesinde yer alan “Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa, davanın reddine karar verilir.” hükmü gereğince, sanıklar … ve … hakkında açılmış olan Ankara 29. Asliye Ceza Mahkemesinin 04/05/2017 tarihli ve 2014/2018 Esas, 2017/616 sayılı ikinci davanın REDDİNE, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.06.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.