Yargıtay Kararı 19. Ceza Dairesi 2015/31081 E. 2018/6450 K. 29.05.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/31081
KARAR NO : 2018/6450
KARAR TARİHİ : 29.05.2018

MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi
SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜMLER : Beraat

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre ,
1-İİK’nın 333/a maddesine ilişkin olarak kurulan hükme yönelik incelemede,
İcra ve İflas Kanunu’nun 333/a maddesinde; “Ticaret şirketlerinde hukuken veya fiilen yönetim yetkisine sahip olanların; ticari işletmenin borcu ödeyebilecek ekonomik güce sahip olmasına karşın kasıtlı olarak ticari işletmenin borçlarını kısmen veya tamamen ödemeyerek alacaklıları zarara sokmaları ve ayrıca bu eylemlerinin başka bir suçu oluşturmaması halinde cezalandırılacaklarının” hükme bağlanmış olması ve müşteki vekilinin şikayet dilekçesinde sanıklara isnat ettiği eylemlerin ispatlanması halinde haklarında İİK’nın 331. maddesinde düzenlenen alacaklılarını zarara uğratmak kastiyle mevcudunu eksiltme suçunu oluşturacağının anlaşılması karşısında, mahkemece sanığın bu nedenle beraatine karar verilmesi gerekirken hatalı gerekçe ile beraat kararı verilmesi doğru değilse de sonuçta sanığın beraatine karar verildiğinden sonuç itibariyle doğru olan beraat kararına yönelik şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
2-İİK’nın 331/1. maddesine ilişkin olarak kurulan hükme yönelik incelemede,
Sanığın üzerine atılı bulunan İİK’nın 331. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen takibi şikayete bağlı olan seçimlik hareketli bu suçun; “Haciz yolu ile takip talebinden sonra veya bu talepten önceki iki yıl içinde borçlu; alacaklısını zarara sokmak maksadıyla,
“1-)Mallarını veya bunlardan bir kısmını mülkünden çıkararak,
2-)Telef ederek
3-)Kıymetten düşürerek,
4-)Hakiki surette yahut gizleyerek muvazaa yoluyla başkasının uhdesine geçirerek,
5-) Asıl olmayan borçlar ikrar ederek;
Mevcudunu suni surette eksiltirse” şeklinde sıralanan seçimlik hareketlerden herhangi birisinin işlenmesiyle, diğer koşulların da ( alacaklının, borçlu aleyhine aciz belgesi aldığını veya alacağını alamadığını ispat ettiği takdirde) gerçekleşmesi halinde oluşacağının yerleşik uygulamalarda benimsenmiş olması, somut olayımızda; şikayetçi vekili tarafından bankalarına rehinli bulunan … plaka sayılı aracın parçalarının sanık tarafından sökülerek bu eylemin alacaklıyı zarara uğratmak amacıyla yapıldığının iddia edilmesi karşısında; icra dosyası içerisinde yer alan ve görevli polis memurlarınca düzenlenmiş 02/01/2014 tarihli tutanak içeriğine göre, şikayete konu aracın parçalanmış bir halde boş arsa içerisinde bulunduğu ve yapılan araştırmada … adındaki şahsın söz konusu parçaların kendisine ait olduğunu belirtmesi nedeniyle, bu şahsın tanık olarak dinlenerek araca ait parçaların ne şekilde ve kimden alındığının sorulması, diğer yandan sanığın borçlu şirketi devraldığını iddia etmesi karşısında devir sözleşmeleri getirtilerek şikayete konu aracın da devir sözleşmesinde gösterilip gösterilmediği, teslim hususunda bir bilginin yer alıp almadığı ve devreden şahısların da tanık sıfatıyla dinlenerek, deliller toplanıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdiri gerekirken eksik kovuşturmayla yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Kanuna aykırı ve şikayetçi vekiliinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 29.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.