YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/7362
KARAR NO : 2018/6452
KARAR TARİHİ : 29.05.2018
MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi
SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Beraat
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
Sanığın üzerine atılı bulunan İİK’nın 331. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen takibi şikayete bağlı olan seçimlik hareketli bu suçun; “Haciz yolu ile takip talebinden sonra veya bu talepten önceki iki yıl içinde borçlu; alacaklısını zarara sokmak maksadıyla,
“1-)Mallarını veya bunlardan bir kısmını mülkünden çıkararak,
2-)Telef ederek
3-)Kıymetten düşürerek,
4-)Hakiki surette yahut gizleyerek muvazaa yoluyla başkasının uhdesine geçirerek,
5-) Asıl olmayan borçlar ikrar ederek;
Mevcudunu suni surette eksiltirse” şeklinde sıralanan seçimlik hareketlerden herhangi birisinin işlenmesiyle, diğer koşulların da (alacaklının, borçlu aleyhine aciz belgesi aldığını veya alacağını alamadığını ispat ettiği takdirde) gerçekleşmesi halinde oluşacağının yerleşik uygulamalarda benimsenmiş olması, somut olayımızda; şikayetçi vekili tarafından sanığa ait taşınmazdaki hissesinin alacaklıyı zarara uğratmak amacıyla muvazaalı olarak devredildiğinin iddia edilmesi karşısında; devre konu olan taşınmaz hissesinin tasarruf tarihindeki gerçek değeri ile satış değeri arasında fahiş fark olup olmadığı, taşınmazın satıldığı 3. şahsın aynı zamanda borçlu sanık hakkında başka bir icra dosyasından daha önceden takip yaptığı ve bu hisse üzerine haciz koyduğu da nazara alındığında, söz konusu takip dosyasındaki borcun hesaplanıp, taşınmazın gerçek değeri üzerinden satılması halinde borcun karşılanıp karşılanamayacağı ve bu dosya için para kalıp kalmayacağı ve şikayete konu icra takip dosyasında sanığa ait olan diğer taşınmazlardaki hisselerinin borcu karşılayıp karşılamadığı da araştırılarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik kovuşturmayla yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Kanuna aykırı ve şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 29.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.