YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/4018
KARAR NO : 2018/11215
KARAR TARİHİ : 20.06.2018
Kasten yaralama suçundan sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 86/2, 29, 62/2 ve 52/2. maddeleri gereğince 1.500,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Ankara 5. Sulh Ceza Mahkemesinin 26/03/2009 tarihli ve 2008/23 Esas, 2009/414 sayılı kararının itiraz edilmeksizin kesinleşmesini müteakip, sanığın deneme süresi içerisinde suç işlediğinden bahisle 5271 sayılı Kanunun 231/11. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasına ve sanığın 5237 sayılı Kanunun 86/2, 29, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 1.500,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, bu cezanın 750,00 Türk lirası kısmının infaza konu edilmesine ilişkin Ankara 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 29/11/2017 tarihli ve 2017/651 Esas, 2017/2263 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı’nın 08.05.2018 tarih ve 2018/3496 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 15.05.2018 tarih ve 2018/40486 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
1) 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/11. maddesinde yer alan, “Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkumiyet hükmü kurabilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin Ankara 5. Sulh Ceza Mahkemesinin 26/03/2009 tarihli ve 2008/23 Esas, 2009/414 sayılı kararının itiraz edilmeksizin 09/06/2009 tarihinde kesinleştiği, deneme süresinin bu tarihten itibaren işlemeye başlayacağı, bununla birlikte deneme süresinde işlendiği iddia olunan Ankara 37. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/03/2017 tarihli ve 2017/103 Esas, 2017/262 sayılı kararında belirtilen yeni suçun ise 09/08/2015 tarihinde işlendiği göz önüne alındığında, sanığın deneme süresi içerisinde işlediği bir suç bulunmadığı gözetilmeden sanık hakkındaki hükmün açıklanmasına karar verilmesinde,
2) Diğer yandan deneme süresi içerisinde sanığın yeni bir suç işlediği, dolayısıyla önceki hükmün aynen açıklanması gerektiği, cezanın bir kısmının infaz edilmesine karar verilebilmesi için, sanığın yükümlülüklerini yerine getirmemesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; Ankara 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 29/11/2017 tarihli ve 2017/651 Esas, 2017/2263 sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nin 309/4. maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, 2 no’lu bozma nedeni yönünden aleyhe sonuç doğurmamasına; müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.06.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.