Yargıtay Kararı 19. Ceza Dairesi 2017/550 E. 2018/6457 K. 29.05.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/550
KARAR NO : 2018/6457
KARAR TARİHİ : 29.05.2018

MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi
SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Beraat

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
Sanığın üzerine atılı bulunan İİK’nın 331. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen takibi şikayete bağlı olan seçimlik hareketli bu suçun; “Haciz yolu ile takip talebinden sonra veya bu talepten önceki iki yıl içinde borçlu; alacaklısını zarara sokmak maksadıyla,
“1-)Mallarını veya bunlardan bir kısmını mülkünden çıkararak,
2-)Telef ederek
3-)Kıymetten düşürerek,
4-)Hakiki surette yahut gizleyerek muvazaa yoluyla başkasının uhdesine geçirerek,
5-) Asıl olmayan borçlar ikrar ederek;
Mevcudunu suni surette eksiltirse” şeklinde sıralanan seçimlik hareketlerden herhangi birisinin işlenmesiyle, diğer koşulların da ( alacaklının, borçlu aleyhine aciz belgesi aldığını veya alacağını alamadığını ispat ettiği takdirde) gerçekleşmesi halinde oluşacağının yerleşik uygulamalarda benimsenmiş olması, somut olayımızda; şikayetçi vekili tarafından bankalarına rehinli bulunan … plaka sayılı aracın parçalarının sanık tarafından sökülerek bu eylemin alacaklıyı zarara uğratmak amacıyla yapıldığının iddia edilmesi karşısında; sanığın şikayete konu olan aracın borcuna karşılık olarak alacaklısı tarafından zorla alındığını iddia ettiği ve bu hususta şikayet tarihinden bir ay beş gün sonra Cumhuriyet Başsavcılığına şikayet dilekçesi verdiği ve anılan şikayet üzerine yapılan soruştura neticesinde, söz konusu eylemin isnat edildiği şahıs hakkında takipsizlik kararı da verildiğinin anlaşılması karşısında, suçun sübuta erdiği gözetilmeden ve sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken yasal olmayan ve yerinde görülmeyen gerekçeyle yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Kabule göre de,
Kendisini vekil ile temsil ettiren sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi,
Kanuna aykırı ve şikayetçi vekili ile sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 29.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.