Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2018/1041 E. 2018/14949 K. 09.07.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/1041
KARAR NO : 2018/14949
KARAR TARİHİ : 09.07.2018

MAHKEMESİ : … BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 30. HUKUK DAİRESİ
İLK DERECE
MAHKEMESİ : … 2. İŞ MAHKEMESİ

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin kabul kararına karşı davalı avukatı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
… Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi davalı avukatının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi’nin kararı süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili özetle; davacının 11/11/2014-06/04/2016 tarihleri arasında davalı işyerinde dökümhane bölümünde belirsiz süreli iş akdi ile çalıştığını; müvekkilinin her zaman işini özveri ile yaptığını, 06/04/2016 tarihli fesih bildiriminde işten çıkış sebebi olarak müvekkilinin 23/11/2014 tarihli işe başvuru formunda yapılan iş görüşmesinde … durumu hakkında yanıltıcı bilgi verdiği iddia edilip iş akdinin m.25/II-a ya göre haklı neden iddiası ile derhal feshedildiğini; davalı işverence yapılan feshin haksız ve geçersiz olduğunu; müvekkilinin işe girerken … Merkez Hastanesi’nden … raporu alarak davalı işverene ibraz ettiğini; zaten bu raporla müvekkilinin işini yapmasına engel bir rahatsızlığının olmadığının tespit edilmesi üzerine müvekkilinin işe başlatıldığını; bunun yanı sıra davalı işyerinde düzenli olarak … kontrollerinin yapıldığını; periyodik … kontrollerinde de herhangi bir rahatsızlık tespit edilmediğini; bu durumda müvekkilinin işe girerken gerçeğe uygun olmayan bilgiler veya sözler söyleyip işvereni yanıltması gibi bir durumun kesinlikle söz konusu olmadığını; müvekkilinin iş akdinin savunması dahi alınmadan feshedildiğini iddia ederek; feshin geçersizliğinin tespiti ile müvekkilinin işe iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili özetle; davacının 23/11/2014 tarihinde doldurduğu başvuru formunda ve yapılan iş görüşmesinde … durumu ve rahatsızlığı konusunda yanıltıcı beyan verdiğinin 01/04/2016 ve 04/04/2016 tarihlerinde müvekkil şirkete tebliğ edilen … İş Mahkemesinin 2015/1188 Esas sayılı dosyası evraklarının incelenmesi sonucu tesbit edildiğini, davacının hizmet akdinin fesih sebebi müvekkil şirkete yanıltıcı beyan vermesinden kaynaklandığını, feshin haklı nedene dayandığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak; ”Davacı tarafından verilen iş başvuru formunda … konusunda herhangi bir işvereni yanıltıcı beyanda bulunmadığı, bilakis 2016 yılında geçirdiği rahatsızığını da bildirdiği; bunun yanında Özel Yüzyıl Hastanesi tarafından tanzim edilen davacı tarafından işe girişte sunulan … raporunda davacının dökümhane işinde çalışmaya keza ağır ve tehlikeli işte çalışabileceğinin belirtildiği gibi işyeri hekimi tarafından tanzim edilen 07/11/2014 tarihli raporda da davacının üretim-dökümhane bölümünde çalışmaya elverişli olduğu; bu raporda gece çalışabileceği, fazla mesai yapabileceği, vardiyalı çalışabileceği, gürültülü ortamlarda kulak koruyucu ile çalışabileceği, yüksekte ise çalışamayacağı yönünde rapor tanzim edildiği; işyerine girdikten sonra işyerinde yapılan periyodik muayenelerde davacının herhangi bir … probleminin bulunmadığı yönünden raporlar tanzim edildiği; davacının iş akdinin davalı işveren tarafından İş Kanunun 25/II-a bendi uyarınca derhal fesih hakkını düzenleyen maddede belirtilen işvereni yanıltma olayının bulunmadığı ve davacının iş akdinin yasaya aykırı olarak davalı işveren tarafından sona erdirildiği kanaatiyle, işe iade davasının kabülü ile iş akdinin feshinin geçersizliğine ve davacının işe iadesine, Davacının yasal süre içinde başvurmasına rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 4 aylık brüt ücreti tutarında belirlenmesine,Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer hakların davalıdan tahsilinin gerektiğine karar verilmiştir.”gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ç) İstinaf başvurusu :
İlk derece mahkemesinin kararına karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
D) İstinaf Sebepleri:
Davalı vekili istinaf başvurusunda; feshin haklı nedenle yapıldığını belirtmiştir.
E) Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti :
Bölge Adliye Mahkemesince özetle; “..davacının iş sözleşmesinin “…23/11/2014 tarihli başvuru formunda ve yapılan iş görüşmesinde … durumunuz ve rahatsızlığınız konusunda yanıltıcı beyan verdiğiniz … İş Mahkemesinin 2015/1188 sayılı ve 01/04/2016 ile 04/04/2016 tarihinde tebliğ edilen evraklardan anlaşıldığından İş Kan.25/II-a md.gereğince iş akdiniz feshedildi …” gerekçesiyle İş Kanunu 25/II-a. maddesi gereği haklı sebeple feshedildiğinin bildirildiği anlaşılmaktadır. Davacının ağır ve tehlikeli işlerden çelik üretim firması olan davalı işyerinde dökümhane işçisi olarak çalıştığı anlaşılmaktadır. Davacının gerek işe alım esnasında gerek çalışması devam ederken İşyeri Hekimliğince düzenlenen … raporlarında ” Davacının dökümhanede çalışmaya elverişli olduğu,gece çalışabileceği, fazla mesai yapabileceği,vardiyalı çalışabileceğine” dair raporlar tanzim edilmiş olması yine davacının iş akdinin devamı esnasında yapılan işin nevi ve rahatsızlığının ağırlığı gözönüne alınarak çalışmaya devam etmesinin gerek davacının … şartları gerekse işyeri güvenliği açısından risk oluşturacağının ve davacının işine devam etmesinin davalı açısından sürdürülebilirliği bulunmadığının davalı tarafından isbatlanamaması karşısında davalı işverenliğin sonradan davacıyı işten çıkartmak için bunu kullanması dürüstlük kurallarına da aykırıdır. Yine davacının daha önceden çalıştığı dava dışı işverenlik aleyhine açtığı iş kazası kaynaklı tazminat davası ile yine dava dışı … aleyhine açtığı maluliyet tesbiti davasının hak arama özgürlüğü kapsamında açılmış davalar olduğu ve bu davaların davacının davalı işverenlikte işe başladığı tarih itibariyle henüz kesin hüküm haline gelmemiş oldukları da dikkate alındığında davacının hastalığı konusuda yanıltıcı beyanlarda bulunduğundan söz edilemeyeceği böylelikle davalı işverenlikçe yapılan feshin haklı sebep içermediğinden ilk derece mahkemesinin davanın kabulüne karar vermesinde bir isabetsizlik bulunmadığından bu yönü kapsayan davalı istinaf başvurusuna itibar edilmemiştir.” gerekçeleriyle davalının istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, karar verilmiştir.
F) Temyiz başvurusu :
Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararına karşı davalı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
G) Gerekçe:
Dosyada ki bilgi ve belgelere göre, davacının dava dışı … Çelik Döküm San. ve Tic. A.Ş.’de çalışırken “silikosis” isimli meslek hastalığına tutulduğu, bu işyerinden bu gerekçe ile ayrıldığı gibi bu şirket aleyhine maddi tazminat talepli dava açtığı, yargılamanın henüz sonuçlanmadığı anlaşılmaktadır.
Davacının davalı işyerinde yaptığı işin yakalandığı meslek hastalığına uygun bir iş olmadığı gibi, hastalığının artmasına sebep olması yüksek ihtimaldir. Bu itibarla davacının, davalı işyerine girerken bu durumunu bildirmesi gerekirken, tam aksine gizlediği ve davalının bu hastalığı tesadüfen davacının dava dışı … Çelik Döküm San. ve Tic. A.Ş.’ne açtığı davanın kendisine ihbarı suretiyle öğrendiği sabittir. Davalı bu durumu öğrenir öğrenmez, hak düşürücü süre içerisinde, davacının iş akdini bu hastalığını kendisinden gizlediği için feshettiğinden, davalının fesihte haklı olduğu anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesi’nin temyiz edilen kararının bozularak ortadan kaldırılmasına ve Dairemizce 4857 sayılı İş Kanunu’nun 20/3. maddesi uyarınca aşağıdaki gibi davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
H) Hüküm:
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-) İlk Derece Mahkemesinin kararı ile Bölge Adliye Mahkemesi’nin temyiz edilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-) DAVANIN REDDİNE,
3-) Alınması gereken 35,90 TL karar-ilam harcından davacının yatırdığı 29,20 TL peşin mahsubu ile bakiye 6,70 TL karar-ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-) Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 240,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-) Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenen 2.180,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-) Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, dava dosyasının İlk Derece Mahkemesi’ne, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine, kesin olarak 09.07.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.