YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/3942
KARAR NO : 2018/11253
KARAR TARİHİ : 20.06.2018
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık … hakkında mağdurlar … ve …’e karşı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Olay günü mağdurların iş yerlerinin önünde oturdukları sırada, sanığın kardeşi …’ın, ailesi ile önlerinden geçerken, mağdurların bakışlarından rahatsız olduğu iddiası ile burada oturmayın demesi üzerine çıkan tartışmadan sonra, …’ın kardeşleri olan sanıklar …’ı da alarak tekrar gelip, mağdurları yaraladıkları olayda, mağdurlardan kaynaklanan sanık …’e yönelik haksız bir hareketin bulunmadığı gözetilmeden, koşulları oluşmadığı halde TCK’nin 29. maddesi gereğince (2/3) oranında indirim uygulanması suretiyle eksik ceza tayini, aleyhe temyiz olmadığından ve yine Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibareler iptal edilmiş ise de; bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
2) Sanık … hakkında katılan …’e karşı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Oluşa ve tüm dosya içeriğine göre, katılan …’in aşamalarda alınan beyanlarında, olay günü üç sanığın da ellerinde bıçakla gelerek kendilerine saldırdıklarını ifade ettiği, diğer mağdurların da bu anlatımı doğruladığı, olay tarihli kamera görüntülerini içeren 04.03.2013 tarihli CD izleme tutanağına göre de, sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde birlikte olay yerine geldikleri ve saldırdıklarının anlaşıldığı, görüntülerde sanık …’in elinde tabure olduğunun görüldüğü, sanığın 17.12.2014 tarihli temyiz dilekçesinde de elindeki tabure ile mağdura vurduğunu ikrar ettiği, kavga sırasında mağdurun yaşamını tehlikeye sokacak şekilde yaralanmasına neden olan bıçak darbesinin sanık …’tan geldiği sabit ise de; sanıkların aynı fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek iştirak halinde katılanı yaraladıkları anlaşılmakla, sanık …’in de meydana gelen neticeden sorumlu tutulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamedeki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
Olay günü mağdurların iş yerlerinin önünde oturdukları sırada, sanığın kardeşi …’ın, ailesi ile önlerinden geçerken, mağdurların bakışlarından rahatsız olduğu iddiası ile burada oturmayın demesi üzerine çıkan tartışmadan sonra, …’ın kardeşleri olan sanıklar …’ı da alarak tekrar gelip, mağdurları yaraladıkları olayda, mağdurlardan kaynaklanan sanık …’e yönelik haksız bir hareketin bulunmadığı gözetilmeden, koşulları oluşmadığı halde TCK’nin 29. maddesi gereğince (2/3) oranında indirim uygulanması suretiyle eksik ceza tayini, aleyhe temyiz olmadığından ve yine Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibareler iptal edilmiş ise de; bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 20.06.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.