YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/10015
KARAR NO : 2018/3766
KARAR TARİHİ : 27.06.2018
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın görevsizlik nedeniyle reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili ile davalı … arasında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme gereği müvekkilinin kendisine yüklenen tüm edimleri eksiksiz olarak ifa etmiş olmasına rağmen davalı tarafından … nolu dairenin müvekkiline ait olmasına rağmen diğer davalı … isimli şahsa satıldığını ileri sürerek, dava konusu … nolu taşınmazın tapusunun iptali ile müvekkili adına kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece iddia ve tüm dosya kapsamına göre; davanın 6502 sayılı kanunun …/…. maddesi kapsamında tüketici işlemi olduğu ve bu tür uyuşmazlıklarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle dava dilekçesinin görev yönünden reddi ile, talep halinde dosyanın yetkili ve görevli … Nöbetçi Tüketici Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescili istemine ilişkindir.
6502 sayılı kanunun …/…. maddesi eser sözleşmelerini kanun kapsamına almış ve bu sözleşmelerden kaynaklanan uyuşmazlıkların çözüm yerinin tüketici mahkemeleri olduğunu belirtmiştir.
Arsa sahibi ile yüklenici arasında imzalanan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmeleri eser sözleşmelerinin bir türüdür. Ancak bu sözleşmelerde arsa sahibini her zaman tüketici konumuna koyamayacağımız gibi bu sözleşmelerin yerine getirilmesi yüksek teknik ve donanımı gerektirmektedir. Kanun koyucunun tüketicinin korunması amacıyla kanun kapsamına aldığı, kapı, dolap, estetik ameliyatlar gibi eser kapsamında kalan sözleşmeler ile arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerini birbirinden ayırmak gerekir. Tüketici kanununun bu hükmü amaçsal yorumlandığında bu tür sözleşmelerin ve bu sözleşmelerden kaynaklanan uyuşmazlıkların çözüm yerinin genel mahkemeler olduğunu kabul etmek gerekir.
Bu durumda mahkemece, davaya bakmakta görevli olduğu gözetilerek, işin esasına girilip bir karar verilmesi gerekirken, Tüketici Mahkemesinin görevli olduğundan bahisle davanın usulden reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, ….06.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.