Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2017/15513 E. 2018/11258 K. 20.06.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/15513
KARAR NO : 2018/11258
KARAR TARİHİ : 20.06.2018

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanıklara isnat edilen 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 86/3-e, 87/1-d-son maddelerinde öngörülen cezanın alt sınırının 5 yıl hapis cezası olması nedeniyle, savunmalarının yargılamayı yapan mahkemece bizzat alınması gerektiği gözetilmeyerek, talimatla savunmalarının alınması suretiyle 5271 sayılı CMK’nin 196/2. maddesine muhalefet edilmesi,
2) Sanıklar … ve…’nin aşamalarda alınan savunmalarında üzerlerine atılı suçlamayı inkar ettikleri, mağdur …’in soruşturma aşamasında olaydan kısa süre sonra alınan 14.09.2013 tarihli kolluk beyanında, tartışma sırasında kendisini bıçaklayan kişinin sanık … olduğunu, yanındaki kişilerin ise şantiyeye saldırdıklarını söyleyerek, kendisine yönelik eylemlerinden bahsetmediği halde, olaydan birkaç gün sonra 16.09.2013 tarihinde Cumhuriyet savcılığında alınan beyanında, sanık …’in kendisine tekme attığını ve bıçakladığını, sanık …’ın sırtına taşla vurduğunu, diğer sanıkların da taş atmak ve yumruk vurmak suretiyle kendisine saldırdıklarını iddia ederek diğer sanıklar yönünden de suç isnadında bulunduğu, mahkeme aşamasında da benzer ifade verdiği anlaşılmış ise de; mağdurun olaydan hemen sonra kollukta alınan beyanı ile sonraki beyanları arasındaki çelişkinin giderilmesi ve adli raporunda sadece iki bıçak darbesi olduğu hususu da hatırlatılarak diğer sanıkların eylemlerinin ne şekilde gerçekleştiği hususu ayrıntılı şekilde açıklattırılmadan eksik inceleme ile tüm sanıkların mahkumiyetine karar verilmesi,
3) Tanık …’ın soruşturma aşamasında alınan beyanında tartışma sırasında sanık …’in mağdur …’i iki kez bıçakla yaraladığı, bunun üzerine orada bulunan kişilerle araya girerek kavgayı ayırdıklarını beyan ederek, sanıklar … ve …’nin mağdura yönelik herhangi bir
saldırısından bahsetmediği anlaşılmakla, olaya ilişkin doğrudan görgüye dayalı bilgi sahibi olduğu anlaşılan tanık …’ın kovuşturma aşamasında beyanlarına başvurulması ve ayrıntılı şekilde sanıkların eylemlerinin sorulması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile karar verilmesi,
Kabule göre de;
4) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.04.2017 gün, 2015/1167 Esas – 2017/247 sayılı kararında da belirtildiği üzere, sanıklara ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı TCK’nin 87/1-son maddesinin uygulanması suretiyle 5271 sayılı CMK’nin 226. maddesine aykırı davranılması,
5) İlk haksız hareketin kimden kaynaklandığının şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinde, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238 Esas – 367 sayılı kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesi gereğince asgari seviyede (1/4) oranında haksız tahrik indirimi uygulanması gerekirken, yazılı şekilde (1/2) oranında indirim yapılması suretiyle eksik ceza tayini,
6) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerle 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ceza miktarı açısından CMUK’un 326/son maddesi gereğince sanıkların kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 20.06.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.