YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/2584
KARAR NO : 2018/4399
KARAR TARİHİ : 05.06.2018
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar vekili 01/07/2014 havale tarihli dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği … ili, … ilçesi, … köyünde bulunan tahmini 15 dönüm miktarındaki taşınmazın tapuda kayıtlı olmayıp kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının davacılar yararına oluştuğunu belirterek taşınmazın eşit hisselerle davacılar adına tescilini talep etmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazlardan bilirkişi rapor ve krokisinde (C1) harfi ile gösterilen bölümün … sayılan yerlerden olduğu, (C2) harfi ile gösterilen bölümün ise 287 sayılı parsel sınırları içerisinde kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medenî Kanunun 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce … kadastrosu yapılmamıştır. Genel arazi kadastrosu işlemi 1982 yılında kesinleşmiştir.
Mahkemece verilen karar usul ve kanuna aykırıdır. Şöyle ki; eldeki dava, TMK’nın 713. maddesine istinaden tapuda kayıtlı olmayan taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla iktisabına yönelik olarak açılan tescil davası olup, mahkemece mahallinde yapılan keşif sırasında davacılar vekilinin yer gösterimi doğrultusunda hazırlanan ve hükme esas alınan fen bilirkişi raporunda çekişmeli (C1) harfli taşınmazın kadastroda tescil harici olarak bırakılan alanda kaldığı, (C2) harfli taşınmazın ise 287 sayılı parsel sınırları içerisinde kaldığı belirlenmiştir. Dairenin iade kararı üzerine dosyaya celbedilen 287 sayılı parselin tapu kaydı incelendiğinde ise, intikal yolu ile davacıların da aralarında bulunduğu birden fazla kişi adına paylı mülkiyet halinde tapuda kayıtlı olduğu anlaşılmıştır. Somut olayda, davacılar tapusuz taşınmazın adlarına tescili istemiyle dava açmış olup, 287 sayılı parselin diğer maliklerini davada taraf göstererek tapu iptali ve tescile yönelik olarak dava açmadıklarından dava konusunun sadece (C1) harfli alana ilişkin olduğunun kabulü gerekir.
Yörede … kadastrosu henüz yapılmadığından çekişmeli (C1) harfli bölümün … sayılan yerlerden olup olmadığı eski tarihli resmi belgelere göre belirlenecektir. Dosya kapsamından ise (C1) harfli bölümün uzman … bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada açık alanda kaldığı ve bu anlamda … sayılmayan yerlerden olduğu anlaşılmış olup, keşif mahallinde dinlenen mahalli bilirkişilerin beyanı doğrultusunda da davacı yararına
3402 sayılı Kanunun 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu anlaşıldığından (C1) harfli bölüm yönünden davacıların davasının kabulüne ve adlarına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken, salt eğiminin yüksek olması nedeniyle … sayılan yerlerden olduğu düşüncesiyle davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş ve hükmün bozulmasını gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan gerekçelerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 05/06/2018 günü oy birliği ile karar verildi.