YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/6243
KARAR NO : 2018/14972
KARAR TARİHİ : 05.07.2018
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
..K. A R A R
Davacı-karşı davalı … vekili, evlilik birliği içinde tarafların ortak olarak davalıya babası tarafından verilen 734 parsel numaralı taşınmaz üzerine 7 dükkan ve 2 adet evi birlikte yaptıklarını, kiralarını da …’in aldığını, ayrıca yine dava dilekçesinde nitelikleri yazılı ev ve çeyiz eşyalarının evde kaldığını açıklayarak taşınmaz üzerine yapılan 7 adet dükkan ve iki evin keşif sonucu belirlenecek değerinin yarısının fazla hakları saklı kalmak üzere şimdilik 5.000 TL’sının yasal faizi ile, ayrıca ev eşyalarının aynen iadesi, iade olmaması halinde fazla hakları saklı kalmak üzere 5.000 TL’nın …’ten tahsiline karar verilmesini istemiş, 15.04.2013 tarihli harcını tamamladığı ıslah dilekçesi ile dükkan ve evler bakımından talebini 61.671,35 TL’na yükseltmiş, karşı tarafın ev eşyalarının aynen iadeden kaçınması sebebiyle bilirkişi tarafından tesbit edilen 1.832 TL’nın da dava tarihinden geçerli yasal faizi ile …’ten tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı-karşı davacı … vekili, iddiaların doğru olmadığını, 7 adet dükkan ve iki adet evin ortak gelirle edinilmediğini, bunların …’e ait ve babasından miras yolu ile intikal eden taşınmazlardaki hisselerin satılarak peyder pey yapıldığını, talebe konu eşyaların çeyiz eşyaları olmadığını, bu nedenle redde karar verilmesi gerektiğini, 1644 parselin kadının babası … tarafından kadına bağışlandığını, ancak taşınmazın düzeltildiğini, toprak çekildiğini ve sera yapımına elverişli hale getirildiğini, üzerine de tünel sera yapıldığını, dalgıç pompa kurulduğunu, seranın gelirini de…’ın aldığını, şirketin işleri iyi gitmediğinden … … Hal şubesinden kredi çekildiğini, ödenmesi gereken takribi 10.000 TL borç bakiyesi olduğunu, ayrıca … Bankası Yeni Hal şubesinden …adına 90.000 TL kredi borçlanması yapıldığını, 6 aylık periyotlar halinde ödeme yapılacağını açıklayarak… aleyhine açılan davanın reddine, fazla hakları saklı kalmak üzere… adına kayıtlı 1644 parsel üzerindeki tünel seranın, dalgıç pompanın, yapılan 25.000 TL masrafın şirket hisseleri gözetilerek tesbit edilecek bedelin %90’ının…’dan alınarak …’e verilmesini, bedele dava tarihinden geçerli faiz yürütülmesini, … Yeni Hal şubesi ile … Bankası Yeni Hal şubesinden alınan kredilerin toplam borç tutarının %10’unun…’dan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, tarafların karşılıklı katılma alacağına ilişkin davalarına göre davacı-karşı davalı … …’in katılma alacağının 61.671,35 TL, davalı-karşı davacı …’in katılma alacağının 5.589,13 TL olduğunun tespiti ile eşlerin alacaklarının yasa gereği takası sonucunda 56.082,22 TL katılma alacağının karar tarihi olan 02.10.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı-karşı davacı …’ten alınarak davacı-karşı davalı … … (Bağış)’e verilmesine, davacı-karşı davalı … (Bağış)’in kişisel eşyalarına ilişkin davasına göre kişisel eşyalarının aynen teslimine, aynen teslim gerçekleşmediği takdirde eşya bedeli olarak belirlenen 1.832,00 TL’nin davalı-karşı davacı …’ten dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline dair verilen ilk karar davalı-karşı davacı vekilinin temyizi üzerine Dairenin 08.04.2014 tarih 2014/145 Esas 2014/6427 Karar sayılı ilamı ile “… arsası dava konusu yapılmayan 734 parsel üzerinde …tarafından 01.01.2002 tarihi sonrası yapıldığı anlaşılan 7 adet dükkan üzerinde davacı …’ın katılma alacağı olduğu, bu dükkanların inşaaları sırasında davalı …’e ait kişisel mal niteliğindeki 28272 ada 11 parselin satılarak elde edilen bedelin dükkanların yapımında kullanıldığının toplanan delillerden anlaşıldığına,…’a babası tarafından bağışlandığı anlaşılan 1644 parsel (28273 ada 32 parsel oldu) üzerindeki seranın bağışlama öncesi mevcut olduğunun belirlenmesi sebebiyle…’ın kişisel malı sayılması gerektiğine, …tarafından dava konusu edilen banka kredileri ile ilgili red kararında sunulan deliller karşısında takdirde bir isabetsizlik görülmediğine, ev eşyaları ile ilgili terditli kurulan hüküm usul ve yasaya uygun bulunduğuna, iki tarafın ortağı olduğu şirket için çekilen krediden hissedarlık sebebiyle sorumluluğun mal rejiminin tasfiyesiyle bir ilgisi olmadığına göre davalı-karşı davacı … vekilinin aşağıdaki yazılı hususlar dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine… iki adet evle ilgili yapılacak hesaplamada evlerin 2006 yılında yapılmaya başlandıkları ve iskan ruhsatına göre 2009 yılında tamamlandıkları kabul edilmelidir. Bu kabul ile tüm deliller birlikte düşünüldüğünde davacı …’ın katılma alacağının hesaplanmasında 7 adet dükkan ile 2 adet evin bozma sonrası yeni karar tarihine en yakın güncellenmiş sürüm değerlerinin dikkate alınması, bu değerlerden …’in kişisel malı olarak belirlenen 28264 ada 1 parseldeki 1/10 pay ile 28273 ada 36 parseldeki 1/10 payın bozma sonrası yeni karar tarihine en yakın tarih itibarıyla belirlenecek güncellenmiş sürüm değerlerinin iki adet evin değerinden, 28272 ada 11 parselin tamamına ait değerin ise 7 adet dükkan değerinden düşüldükten sonra bulunacak artık değerin toplamı üzerinde…’ın yarı oranda katılma alacağı olduğunun gözetilmesi, bu miktar üzerinden katılma alacağına hükmedilmesi gerekirken evlerin inşa tarihinin hatalı olarak 2006 yılı öncesi olduğu kabul edilerek hesaplamanın bu kabule göre yapılması, …aleyhine fazla miktara karar verilmesi doğru olmamıştır. Hesaplamada şirket adına kullanılan kredi olması, şirket ortaklığı sebebiyle sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak doğurması sebebiyle esasen hesaplamada dikkate alınma imkanı olmayan …’tan çekilen kredi nedeniyle belirlenen 5.589,13 TL’nin …lehine takas yapılarak…’ın katılma alacağından mahsup edilmesi hatalı ise de hüküm davalı-karşı davacı … vekili tarafından temyiz edildiğinden, temyiz eden aleyhine bozma yapılamayacağından, …lehine usuli kazanılmış hakkın meydana geldiği gözetilerek bu miktarın yine yapılacak hesaplama sonunda… lehine bulunacak katılma alacağından takas-mahsup edilmesi gerektiği gözden kaçırılmamalıdır…” gereğine işaret edilerek bozulmuş, Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde “1- Davacı-davalı …’ın takas ve mahsup işlemi sonucu 36.226,87 TL artık değere katılma alacağının karar tarihi olan 02/10/2013 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı-karşı davacı … ‘ten alınarak davacı-karşı davalı …’a verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2- Mahkememizin 02/10/2013 tarihli hükümlerinin diğer bölümlerine ilişkin temyiz isteminin reddi ve onama sonucunda bu hükümlerin kesinleşmesi nedeniyle bunlara ilişkin ayrıca hüküm kurulmasına yer olmadığına” karar verilmesi üzerine hüküm; davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Bozma kararında davacı-karşı davalı …’a babası tarafından bağışlandığı anlaşılan 1644 parsel üzerindeki seranın bağışlama öncesi mevcut olduğunun belirlenmesi sebebiyle…’ın kişisel malı sayılması gerektiği belirtilerek bu yöndeki davalı-karşı davacı vekilinin temyiz itirazlarının yerinde görülmediğinin açıklandığı, bu husustaki kararın kesinleştiği anlaşıldığından, bozma sonrası kararı temyiz eden davalı-karşı davacı vekilinin seranın edinilmiş mal olduğu yönündeki temyiz itirazları hakkında inceleme yapılmamıştır.
Davalı-karşı davacı vekilinin, bozma öncesi kararda müvekkili lehine vekalet ücretine hükmedilmesine karşılık bozma sonrası kararda buna yönelik hüküm kurulmadığına ilişkin temyiz talebinde bulunduğuna, bozma öncesi kararda davalı-karşı davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin ev eşyalarına ilişkin talebin reddedilen kısmına yönelik olduğuna, ev eşyalarına ilişkin talep hakkında bozma yapılmayarak bu konudaki hükmün kesinleştiğine, kesinleşen söz konusu talebe yönelik olarak takdir edilen vekalet ücretinin davalı-karşı davacı tarafça tahsilinin mümkün olduğuna, dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilâmında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile Usul, Kanun ve bozma gereklerine uygun bulunan hükmün ONANMASINA, taraflarca HUMK’nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 209,25 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 2.265,41 TL’nin temyiz eden davalı-karşı davacıdan alınmasına, 05.07.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.