YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/11704
KARAR NO : 2018/14927
KARAR TARİHİ : 04.07.2018
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın Kaldırılması ve Tahliye
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, kira alacağının tahsili amacıyla davalı borçlular aleyhine icra takibi başlattıklarını, davalı borçluların borca itiraz ettiğini belirterek itirazın kaldırılmasına ve kiralananın tahliyesine karar verilmesini istemiştir. Davalılar davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davalının kira ilişkisine bir itirazının bulunmadığı, borcun olmadığına veya ödendiğine ilişkin İİK. 68. maddede sayılı belgelerden olan herhangi bir delil bildirmediği anlaşılmakla, davalı tarafın borca yönelik itirazın kaldırılması yönünden davacının davasının kabulüne, davacı alacaklı tarafından davalı borçlu hakkında kira alacağı için tahliye talep edildiği, borçluya örnek 7 nolu icra emrinin usulüne uygun olarak 07/12/2015 tarihinde tebliğ edildiği, 30 günlük yasal süre içinde takip konusu kira bedelinin ödenmediği, bu haliyle temerrüde düştüğü anlaşılmakla, davanın kabulü ile davalı kiracının taşınmazdan tahliyesine karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kira alacağının tahsili için başlatılan takibe itirazın kaldırılması ve tahliye istemine ilişkindir.
1-Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre davalı tarafın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı vekilinin tahliyeye yönelik temyiz itirazlarına gelince; davacı alacaklı, 01.05.2013 başlangıç tarihli yazılı kira akdine dayanarak 02.12.2015 tarihinde haciz ve tahliye talepli olarak başlattığı icra takibi ile aylık 1.900,00 TL’den 2015 yılı Kasım ayından 2016 yılı Nisan ayına kadarki kira alacağı 11.400,00 TL’nin faiziyle tahsilini talep etmiştir. Ödeme emri borçlu kiracıya 07.12.2015 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı borçlu süresinde verdiği dilekçe ile borca itiraz etmiştir. Borçluya tebliğ edilen ihtarlı ödeme emrinde otuz günlük yasal ödeme süresi verilmiştir. Davacı tarafça tahliye istemli dava, İİK’nun 269/1.maddesi uyarınca, yasal 30 günlük süre beklenmeden 06.01.2016 tarihinde açılmıştır. Ödeme emrinin tebliğinden itibaren yasal otuz günlük ödeme süresi beklenmeden tahliye isteminde bulunulamaz. Bu durumda mahkemece tahliye isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde tahliye kararı verilmesi hatalı olmuştur.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının alacağa yönelik temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 nolu bentte yazılı nedenle davalının tahliyeye ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK’ya 6217 sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK’nın 428 ve İİK’nın 366.maddesi uyarınca kararın tahliyeye hasren BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, 04.07.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.