Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2015/24262 E. 2017/28472 K. 12.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/24262
KARAR NO : 2017/28472
KARAR TARİHİ : 12.12.2017

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı asil dava dilekçesinde özetle; davalı işyerinde 08/04/2004 tarihinde çalışmaya başladığını, 26/08/2011 tarihinde emekli olduğunu, emeklilikten sonra da çalışmaya devam ederek 28/11/2012 tarihine kadar aralıksız çalıştığını, 28/11/2012 tarihinde işverenin talebi üzerine işten ayrıldığını, işverenin işçilik hak ve alacaklarını ödememesi üzerine Sincan 1. Noterliği aracılığı ile 29/11/2012 gün 35117 yevmiye nolu ihtarnameyi gönderdiğini, alacaklarının ihtara rağmen ödenmemesi üzerine işbu davayı açarak ücretlerinin, bütün sosyal haklarının tespit edilerek tarafına ödenmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının hem tespit talebi hem de işçi alacağı talebi bulunduğunu, Yargıtay kararları gereği davanın öncelikle tespit mi alacak davası mı olduğuna karar verilmesi gerektiğinden dosyanın bu nedenle tefrik edilmesi gerektiğini, davacı tarafından çekilen ihtarda, 26/08/2011 tarihinde emekli olmasından dolayı kıdem tazminatı dahil olmak üzere hiçbir hak ve alacağının ödenmediğinden bahsedildiğini oysa kıdem tazminatı olmak üzere tüm hak ve alacaklarının ödendiğini, kıdem tazminatının 9.755,10 TL olarak Yapı Kredi Bankası merkez şubesine yatırıldığını, sunulacak bordrolardan da anlaşılacağı üzere fazla mesai alacağının da bulunmadığını, davacının 29/11/2012 – 03/12/2012 tarihleri arasında izinsiz olarak işe gelmemesi üzerine düzenlenen tutanaklar gereği İş Kanununun 25/II-g maddesi gereği iş akdinin feshedildiğini, açıklanan nedenlerle açılan davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Davacının alacak talepleri yönünden davanın kısmen kabul kısmen reddine, hizmet tespiti yönünden davanın açılmamış sayılmasına yönelik hüküm kurulmuştur.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.

Gerekçe
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının fazla mesai yapıp yapmadığı noktasındadır.
Fazla çalışma yaptığını ispat yükü davacı üzerindedir, faza çalışma ücretlerinin ödendiğini ispat külfeti ise davalıdadır.
Bordrolarda fazla çalışma tahakkuk ettirilmiş ve ihtirazi kayıt yoksa aksi yani daha fazla süre ile çalışıldığı ancak yazılı belge ile ispatlanabilir. Ancak işçi bordroyu imzalarken ihtirazi kayıt koyarak bordroda yazandan daha fazla çalıştığını veya fazlaya ilişkin haklarının saklı tutuğunu şerh düşmüşse o taktirde yazılı belgeyle ispat zorluğundan kurtularak tanık dahil her türlü delil ile ispat yoluna gidebilir.
İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır. Bordroda imzalanmış ve ihtirazi kayıt bulunmayan tahakkuk bulunan aylar aksi yazılı delille ispatlanmamışsa dışlanmalıdır. Banka aracılığı ile yapılan ödemeler bordrodaki tahakkuka uygun ise, başka bir anlatımla ödemeler içerisinde bordrodaki fazla mesai ile ilgili tahakkuk ettirilen ücretler ödenmişse ve bu ödeme sırasında işçinin bir ihtirazi kaydı mevcut değilse işçinin bunu denetleme imkanı olmadığından mahsup yoluna gidilmelidir.
Somut uyuşmazlıkta; Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda tanık beyanlarına göre davacının haftanın beş günü 08:15 – 17:15 saatleri arasında cumartesi günü 08:15 – 12:35 saatleri arasında çalıştığı 40 dakika ara dinleme süresi ile haftalık 14 saat fazla mesai yaptığı kabul edilerek fazla mesai alacağı hesaplanmıştır. Davacı ve davalı tanık beyanları dikkate alındığında kabul edilen çalışma saatlerinin yerinde olduğu anlaşılmaktadır. Ancak bu çalışma saatlerine göre belirlenen fazla mesai süresi hatalıdır. Davacının haftanın beş günü ara dinleme ile günlük 8 saat 20 dakika çalıştığı buna göre beş günlük çalışma süresinin 41 saat 40 dakika olduğu, cumartesi günleri ise 4 saat 20 dakika çalıştığı haftalık toplam çalışma süresinin 46 saat olduğu anlaşılmakla davacının haftalık 1 saat fazla mesai yaptığının kabulu gerekirken hatalı bilirkişi, raporuna göre karar verilmesi hatalı olmuştur. Ayrıca dosyaya sunulan bordrolar ve banka ödeme kayıtları incelenerek fazla mesaiye ilişkin ödemelerin bulunduğu aylar bordroda bulunan imzalar itiraza uğramadığı takdirde dışlanarak, ya da bordro imzasız ise banka aracılığı ile yapılan ödemeler bordrodaki tahakkuka uygun ise ve davacının ödeme sırasında ihtirazı kaydı mevcut değilse işçinin bunu denetleme imkanı mevcut olmadığından mahsup yapılarak davacının fazla mesai alacağının bulunup bulunmadığının tesbiti gerekirken bu hususun gözetilmemesi hatalı olmuştur.
3-Davacı tarafın davasını vekilsiz takip etmiş olduğu anlaşılmakla gerekçeli kararın hüküm kısmında davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olmuştur.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 12/12/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.