Yargıtay Kararı 5. Hukuk Dairesi 2017/7080 E. 2018/12611 K. 25.06.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/7080
KARAR NO : 2018/12611
KARAR TARİHİ : 25.06.2018

MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki4650 sayılı Yasa ile değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10.maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasının kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca BOZULMASI hakkında 18.Hukuk Dairesinden çıkan kararı kapsayan 21/03/2016 gün ve 2016/2321 Esas – 2016/4680 Karar sayılı ilama karşı taraf vekillerince verilen dilekçeler ile karar düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup gereği konuşulup düşünüldü:
K A R A R-
Dava, 4650 sayılı Yasa ile değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10.maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkin davanın kabulüne dair karar,taraf vekillerinin temyizi üzerine bozulmuş; bu karara karşı, taraf vekillerince süresi içinde karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
Dosyada bulunan kanıt ve belgelere, Yargıtay ilamında yazılı gerekçelere göre davalılar vekilinin tüm, davacı idare vekillerinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair karar düzeltme istekleri HUMK’nun 440.maddesinde yazılı nedenlerden hiç birisine uymadığından yerinde değildir. Ancak;Dosya içindeki delil ve belgelere göre faiz bitiş tarihinin 30.12.2013 olması gerektiğinin değerlendirilmediği bu defa yapılan incelemede anlaşılmakla;Davacı idare vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile kapatılan 18. Hukuk Dairesinin 21/03/2016 tarih ve 2016/2321 Esas – 2016/4680 sayılı kararının kaldırılmasına karar verildikten sonra yapılan incelemede;Dava, 4650 sayılı Yasa ile değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10.maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.Arsa niteliğindeki …Köyü 357 parselsayılı taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine, karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1-Dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan A harfi ile gösterilen …’e ait tek katlı yapı birinci bilirkişi kurulu raporunda 77,79 m² alanlı, 2B sınıfı yapı olup15 yaşında kabul edilerek %18 yıpranma payı düşüldüğü,hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise 73,60 m² alanlı, 3A sınıfı 25 yıllık yapı sınıfına dahil edilerek %32 yıpranma payı düşüldüğü, B harfi ile gösterilen zemin katı …’e ait 1.katı …’e ait olan 2 katlı ev ise birinci bilirkişi raporunda 125,87 m² alanlı 2B sınıfı yapı 15 yıllık yapı sınıfına dahil edilerek %18 yıpranma payı düşüldüğü, hükme esas alınan raporda ise aynı yapının 103.02 m² alanlı 3A sınıfı, 25 yıllık yapı olduğu belirtilip %32 yıpranma payı düşülmek suretiyle değer belirlendiği, bilirkişi raporunda E harfi ile gösterilen …’e ait yapı ise birinci bilirkişi raporunda 440 m², hükme esas bilirkişi raporunda ise 240 m² olarak değerlendirilmiş olup raporlar arasındaki bu çelişkiler giderilmeden hüküm kurulmuş olması,
2-Dava konusu taşınmaz üzerindeki ağaçların yaş ve cinslerine göre 2011 yılı itibariyle rayiç fiyatlarını gösterir listenin gıda tarım ve hayvancılık il müdürlüğünden getirtilip bilirkişi raporunun denetlenmemiş olması,
3-Mahkemece tespit edilen ve davacılar adına yatırılan kamulaştırma bedelinin hükümle birlikte davalıya ödenmesine karar verildiğine göre, dava tarihinden itibaren dört aylık sürenin bittiği 09.01.2012 tarihinden, karar tarihi olan 30.12.2013 tarihine kadar tespit edilen kamulaştırma bedeline faiz uygulanması gerekirken faizin başlangıç tarihinin 30/04/2013 olarak alınması ve faizin hangi tarihe kadar uygulanacağının karar da gösterilmemiş olması,
4-Dava konusu kamulaştırılan taşınmaza ait tapu kaydında belirtilen geçit hakkının, taşınmazın değerinde meydana getirmesi kaçınılmaz değer kaybının tespit edilerek taşınmazın bulunan değerinden düşülmesi gerektiğinin bilirkişi kurulunca dikkate alınmaması,
5-Davaya konu taşınmaz üzerinde bulunan haciz şerhinin tespit edilen kamulaştırma bedeline yansıtılması gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru görülmemiştir.Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, davacı idareden peşin alınan temyiz ve karar düzeltme harçlarının istenildiğinde iadesine, davalılardan peşin alındığından harç alınmasına yer olmadığına, H.U.M.K’nun 442. maddesi göz önünde bulundurularak takdiren 315,00-TL. para cezasının alınarak Maliye Hazinesine gelir kaydedilmesine, davalılardan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve tarafların temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 25/06/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.