YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/32349
KARAR NO : 2018/12467
KARAR TARİHİ : 21.06.2018
MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R –
Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak hüküm kurulmuş; karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.Arsa niteliğindeki … ilçesi, … mahallesi, 2432 ada 116 parsel sayılı taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Bu nedenle; davacı idare vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak;
1-Dairemiz bozma ilamı öncesi tapudaki irtifak şerhi nedeniyle değer kaybı oranının %0,5 olarak belirlendiği ve bu husus bozma ilamına konu edilmediği halde, bozma ilamı sonrası değer kaybı oranını yüksek hesaplayan bilirkişi kurulu raporu esas alınarak az bedele hükmedilmesi,
2-Arta kalan kısım için bozma ilamı öncesindeki kararda %10 değer kaybı oranının kabul edildiği ve bu husus bozmaya konu edilmediği halde, bozma ilamı sonrası arta kalanda değer azalışı hesaplamayan bilirkişi kurulu hükme esas alınarak eksik bedele hükmedilmesi,
3-Toplam kamulaştırma bedelinden acele kamulaştırma dosyasında yatan bedelin mahsubu ile ilk kararla hükmedilen 146.825,46 TL fark bedele 24/05/2014 tarihinden ilk karar tarihi olan 23/06/2014 tarihine kadar, ikinci kararla hükmedilen 120.154,04 TL fark bedele ise 24/05/2014 tarihinden ikinci karar tarihi olan 11/03/2016 tarihine kadar faiz yürütülmesi gerektiğinin düşünülmemesi,Doğru görülmemiştir.
Davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına, davalıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 21/06/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.