Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2015/19009 E. 2018/11411 K. 22.05.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/19009
KARAR NO : 2018/11411
KARAR TARİHİ : 22.05.2018

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin, davalıya ait işyerinde 01.02.2006-01.03.2013 tarihleri arasında çalıştığını, iş sözleşmesine haklı bir neden olmaksızın son verildiğini, fazla mesai yapmasına ve genel tatillerinde çalışmasına karşın ücretlerinin ödenmediğini ileri sürerek; kıdem ve ihar tazminatları ile fazla mesai ve genel tatil ücreti alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştr.
B) Davalı Vekilinin Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının 07.02.2007 tarihide çalışmaya başladığını, şirketin yap-sat usulü müteahhitlik işi yaptığını ve inşaat işi olduğu zaman işçi çalıştırdığını, davacının vasıfsız işçi olduğunu ve daha iyi bir iş bulduğunu söyleyerek işten ayrıldığını, devamsızlıktan kuruma çıkışının bildirildiğini savunarak; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Karar süresinde davalı vekilince temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Davacının genel tatil ücretine hak kazanıp kazanmadığı noktasında, taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Genel tatil günlerinde çalıştığını iddia eden işçi, bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda yer alan genel tatil ücreti ödemesinin yapıldığı varsayılır. Bordroda ilgili bölümünün boş olması ya da bordronun imza taşımaması halinde işçi, genel tatil günlerinde çalıştığını her türlü delille ispat edebilir.
Genel tatillerde çalışıldığının ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, yazılı delil niteliğindedir. Ancak, sözü edilen çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda, tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bununla birlikte, işyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
Somut uyuşmazlıkta davacı işçi, genel tatillerde çalıştığı yönündeki iddiasını ispat için, tanık deliline dayanmıştır.
Davacı tarafın tanık dinletmekten vazgeçmesi nedeni ile yargılama sırasında sadece davalı tanıkları dinlenmiş olup, davalı tanıklarının beyanları incelendiğinde ise davacının genel tatillerde çalıştığına dair beyanda bulunmadıkları saptanmıştır.
Mahkemece davacının genel tatillerde çalıştığını yönündeki iddiasını ispatlayamadığı gözetilmeksizin, talebin reddi yerine kabulüne hükmedilmesi hatalıdır.
3- Davacı işçi, iş sözleşmesinin haklı bir neden olmaksızın feshedildiğini iddia etmiş, davalı işveren ise davacının daha iyi bir iş bulduğunu söyleyerek ayrıldığını, devamsızlık nedeni ile kuruma çıkışının bildirildiğini savunmuştur.
Her ne kadar mahkemece, davacının kıdemi dikkate alındığında tazminat hakkından vazgeçerek ayrılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, işçi lehine yorum ilkesi gereğince iş sözleşmesinin ücret alacağı bulunan işçi tarafından haklı nedenle feshedildiği kabul edilmiş ise de, mahkemenin bu gerekçesi dosya içerisindeki delillerle örtüşmemektedir.
Devamsızlık tutanakları, davalı tanıklarının beyanları ve sigortalı hizmet cetvelinden davacının kısa bir süre sonra başka bir işyerinde işe başlaması hususları birlikte değerlendirildiğinde, iş sözleşmesinin davacı işçi tarafından haklı bir neden olmaksızın feshedildiği anlaşılmaktadır.
Bu nedenle kıdem tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne hükmedilmesi de hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F)SONUÇ:
Temyiz olunan kararın açıklanan sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 22.05.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.