Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2018/582 E. 2018/11670 K. 24.05.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/582
KARAR NO : 2018/11670
KARAR TARİHİ : 24.05.2018

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; davacının, davalı işverenliğe ait işyerinde 04/01/2003 ile 17/11/2012 tarihleri arasında harita teknikeri olarak çalıştığını, son aylık ücretinin net 1.600,00 TL olduğunu, iş akdinin haksız nedenle feshedildiğini iddia ederek; kıdem ve ihbar tazminatı, fazla mesai, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ile ücret alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının kendisinin işe gelmeyerek iş akdini feshettiğini, tüm alacaklarının ödendiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, taraflar vekilleri ayrı ayrı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Zamanaşımı, alacak hakkının belli bir süre kullanılmaması yüzünden dava edilebilme niteliğinden yoksun kalabilmesini ifade eder. Bu tanımdan da anlaşılacağı üzere zamanaşımı, alacak hakkını sona erdirmeyip sadece onu “eksik bir borç” haline dönüştürür ve “alacağın dava edilebilme özelliği”ni ortadan kaldırır. Bu itibarla zamanaşımı savunması ileri sürüldüğünde, eğer savunma gerçekleşirse hakkın dava edilebilme niteliği ortadan kalkacağından, artık mahkemenin işin esasına girip onu da incelemesi mümkün değildir.
Kısmi davada ise zamanaşımı yalnızca dava edilen kısım için kesilir. Henüz açılmayan (saklı tutulan) ve daha sonra ıslahla arttırılan bölüm için zamanaşımı işlemeye devam eder. Ancak kısmi davadaki miktar, kısmi davanın açıldığı dava tarihine göre geriye doğru belirlenen zamanaşımı süresini kapsar. Bakiye alacak talep edildiği tarihe göre, geriye doğru zamanaşımı süresi içinde kalıyor ise zamanaşımına uğramadığı kabul edilmelidir. Kısaca kısmi davadaki alacak miktarı belirlendiği tarihten itibaren öncelikle ileriye doğru gerçekleşen alacak için mahsup edilmeli, bakiye alacak ise ondan sonraki süreyi kapsamalıdır. İlk kısmi davada belirlenen alacak mahsup edildikten sonra bakiyenin talep edildiği tarihten geriye doğru zamanaşımı süresi içinde kalan alacak, alacaklı lehine hüküm altına alınmalıdır.
Dosya içeriğine göre kısmi olarak açılan davada davacı vekili bilirkişi hesap raporundan sonra 07.03.2014 tarihli dilekçesi ile ıslah sureti ile alacakları arttırmış, davalı vekili ise ıslaha karşı zamanaşımı def’inde bulunmuştur. Hüküm altına alınan fazla mesai karşılığı ücret alacağı kısmi olarak istenen miktar 12.000,00 TL, hafta tatili karşılığı ücret alacağı kısmi olarak istenen miktar 4.000,00 TL dışlandığında kalan kısmın ıslah tarihine göre geriye dönük beş yıllık süre dikkate alındığında zamanaşımına uğramadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece fazla mesai ve hafta tatili ücretlerinin ıslah tarihi itibariyle zamanaşımına uğradığı gerekçesi ile verilen hüküm hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Hesaplanan tüm fazla mesai ve hafta tatili alacaklarından karineye dayalı makul indirim (taktiri indirim) yapıldıktan sonra kalan miktar hüküm altına alınmalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 24.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.