YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/15456
KARAR NO : 2018/12107
KARAR TARİHİ : 10.09.2018
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalılar tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi …’ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı miras payı oranında tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Davacı, mirasbırakan …’nın, 266 ada 2 parsel sayılı taşınmazını 01.02.2005 tarihinde 1/2’şer pay ile ve 10.000.00’er TL bedelle torunları olan davalılara satış suretiyle temlik ettiğini, söz konusu satışın muvazaalı olduğunu ileri sürüp, taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile miras payı oranında adına tescilini istemiştir.
Davalılar, satış işleminin gerçek olduğunu belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
İşlemin muvazaalı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne ilişkin olarak verilen 07.06.2012 tarihli karar Dairece, “…davalı taraf savunmasında satışın gerçek olduğunu ve bedelin ödendiğini ileri sürerek “belge” başlıklı harici satım sözleşmesini ibraz etmiş, belgede imzası bulunan … ve … tanık olarak dinlenmiş ise de mahkemece bu beyanlar ve belge değerlendirilmeksizin sonuca ulaşılmıştır. Hal böyle olunca muvazaa iddiasının yukarıda ilkeler uyarınca araştırılması, mirasbırakanın gerçek irade ve amacının duraksamaya yer vermeyecek şekilde açıklığa kavuşturulması özellikle de ileri sürülen belge değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken noksan soruşturma ile yetinilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Kabule göre de davacının miras payına tekabül eden değer üzerinden nisbi karar ve ilam harcına hükmedilmesi gerekirken dava dilekçesinde gösterilen değer üzerinden harç alınması da isabetsizdir. ” gerekçesi ile bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmüne uyulan bozma ilamında uyuşmazlığın niteliği vurgulanmak suretiyle izlenmesi gereken yol açıkça belli edilmiş, mahkemece bozma uyarınca araştırma ve inceleme yapıldığı halde davanın kabulüne karar verilmiştir. 01.04.1974 tarihli 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtildiği üzere temlikin mal kaçırma amacı ile yapıldığı durumlarda muvazaadan sözedilebilecektir.
Somut olayda, toplanan tüm deliller ve satış akdinin yapıldığı gün mirasbırakanın imzaladığı “Belge”ye göre söz konusu işlem gerçek satış olup mirasbırakan satış bedelini almıştır. Her ne kadar akitte gösterilen bedel ile gerçek bedel arasında fark var ise de bedeller arasındaki fark tek başına muris muvazaasını kanıtlamak için yeterli değildir.
Hâl böyle olunca, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Davalıların yerinde olan temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün belirtilen nedenlerle (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 10.09.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.