YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/16904
KARAR NO : 2018/11719
KARAR TARİHİ : 27.06.2018
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLER : Mahkumiyetlerine dair
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1)Sanık … hakkında kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesinde;
Katılanı bıçakla yüzde sabit ize neden olacak şekilde yaralayan sanığın yaralama eylemi nedeniyle TCK’nin 86/1, 86/3-e ve 87/1-c maddeleri gereğince belirlenen 2 yıl 12 ay hapis cezasının TCK’nin 87/1-son maddesi gereğince 5 yıldan az olması nedeniyle 5 yıla çıkartılması gerekirken, 3 yıla çıkartılması suretiyle sanık hakkında eksik cezaya hükmedilmesi aleyhe temyiz olmadığından; Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümler iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2008/139 Esas – 2009/9 Karar sayılı ilamının sanığın çocukken işlediği bir suça ilişkin olmasına göre, tekerrüre esas alınamayacağı gözetilmeksizin, mükerrir kabul edilerek 5237 sayılı TCK’nin 58. madde hükmünün uygulanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesi gereğince, hüküm fıkrasının tekerrür uygulamasına ilişkin bölümünün hükümden çıkarılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2)Sanık … hakkında kasten yaralama ve tehdit suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz incelemesinde;
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 86/2. maddesi gereğince kasten yaralama ve TCK’nin 106/1-1. cümlesi gereğince tehdit suçlarından kamu davası açıldığı, suç tarihinde tehdit suçunun uzlaşma kapsamında bulunmaması ve 5271 sayılı CMK’nin 253/3. maddesi gereğince, kasten yaralama suçunun tehdit suçu ile birlikte işlenmesi nedeniyle her iki suç yönünden de uzlaştırma girişiminde bulunulmadığı anlaşılmış ise de; sanığın üzerine atılı TCK’nin 106/1-1. cümlesinde düzenlenen tehdit suçunun 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesine göre uzlaşma kapsamında kaldığı ve bu nedenle CMK’nin 253/3. maddesinin uygulanma koşullarının ortadan kalktığı, sanığın mahkumiyetine karar verilen ve temyiz incelemesine konu edilen basit yaralama suçunun uzlaşmaya tabi hale geldiği anlaşılmakla; sanık ile müşteki arasında 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemi yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi,uzlaştırma girişiminin başarısızlıkla sonuçlanması halinde yargılamaya devamla hüküm kurulması lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten 6723 sayılı Kanunun 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 27.06.2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.