Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/6093 E. 2018/14742 K. 02.07.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/6093
KARAR NO : 2018/14742
KARAR TARİHİ : 02.07.2018

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi, Ecrimisil ve Tazminat

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, ecrimisil isteminin kabulüne, müdahalenin tespiti ve bedelin iadesi isteminin reddine karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

.K.. A R A R

Davacı vekili; müvekkilinin 205 ada 17 parselde bulunan binanın 22 nolu dükkan nitelikli bağımsız bölüm maliki olduğunu,davalının ise aynı binada 23 nolu bağımsız bölüm maliki olduğunu, her iki bağımsız bölümün tek duvarla bölündüğünü, müvekkilinin 22 nolu bağımsız bölümü alırken önceki malikin her iki bağımsız bölüm arasındaki duvardan kapı açarak birlikte kiraya verdiğinden her iki bağımsız bölümü tek bağımsız bölüm sandığını, müvekkilinin gerçek durumu …Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2010/297 Esas sayılı dosyası ile kendisine karşı açılan elatmanın önlenmesi davasında öğrendiğini, davalı lehine sonuçlanan davada müvekkilinin aradaki duvarın yapım bedeli olarak 1568.12 TL ödemeye mahkum edildiğini, davalının bu kararı icraya koydurup faizi ile birlikte 8636,87 TL tahsil ettiğini,davalının buna rağmen her iki bağımsız bölüm arasındaki duvarı yaptırmadığını, davalının ayrıca müvekkiline karşı 24.10.2008-10.8.2011 tarihleri arası dönem için ecrimisil talepli dava açtığını, müvekkilinin bu davada davalıya 13.445,00 TL ödemeye mahkum edildiğini,davalının bu kararı da icraya koydurup 21.911,51 TL tahsil ettiğini, davalının daha sonra 10.8.2011-10.4.2014 tarihleri arası dönem için ecrimisil talepli dava açtığını, bu davanın ise davacının müdahalesi bulunmadığından reddedildiğini, davalının eski hale getirme bedeli talep etmesine rağmen iki bölüm arasındaki duvarı yapmayarak mahkeme ilamına aykırı hareket ettiğini, davalının elatmanın önlenmesi davası açması üzerine müvekkillinin bağımsız bölümde kiracı olan kişinin tedirgin olup taşınmazı tahliye ettiğini, dükkanın yeniden kiraya verilemediğini,müvekkilinin bağımsız bölümünün boş kalmasının ve kira kaybının sebebinin mahkeme ilamına uymayan davalı olduğunu belirterek; davalının müdahilliğinin tespitini, …Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/297 Esas sayılı dosyası ile eski hale getirme bedeli olarak hükmedilen ve icra takibi ile davalıya ödenen 1568.12 TL’nin ödeme tarihi olan 16.2.2012’den işleyecek faizi ile iadesini, asıl ecrimisil tutarı keşif ve bilirkişi incelemesi ile belirleneceğinden fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak kaydıyla 16.2.2012’den 05.05.2014’e kadar olan kira kayıplarından 14.000 TL sinin ödenmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; 2010/297 Esas sayılı dosyasında hükmedilen ve icra dosyası ile ödenen paranın eski hale getirme bedeli olup zemin kat 10/690 arsa paylı 22 nolu bağımsız bölüm ile 23 nolu dükkan arasındaki duvardın davacı tarafından yıkılıp tek dükkan haline getirilmesinden dolayı aradaki yıkılan duvarın bedeli olduğunu,mahkemece dava sonunda davacının müdahalesinin menine, dükkanların eski hale getirilmesine ve eski hale getirme bedelinin tahsiline hükmettiğini, bu bedelin davacının beyan ettiği gibi iki dükkan arasındaki duvarın yapılması için ödenen bir bedel olmadığını,iki dükkan arasındaki duvarı yapıp yapmamanın müvekkilinin tercihinde olduğunu, bu borca ilişkin karar icraya konulunca icra dairesinin para borcuna ilişkin ödeme emrini gönderdiğini, davacının ise duvarı örmediğini, dükkanı teslim etmediğini, sadece ilamdaki giderleri ödediğini, davacı 23 nolu dükkanı teslim etmediğinden ve kendisine gönderilen icra emrine kadar iki dükkan arasına duvar yapmadığından duvarın parası ödendiği halde duvarın yapılmaması nedeniyle dükkanın kiraya verilmemesinden oluşan hak ve kira yoksunluğu talebinin reddinin gerektiğini, davacının müdahalenin menini talep ettiğini ancak ayrı harç yatırmadığını, buna ilişkin harcın yatırılması gerektiğini,müdahalenin meni talebi varsa 22 nolu dükkana ne şekilde müdahale edildiğinin açıklanması gerektiğini,müvekkilinin 22 ve 23 nolu dükkanlarda tasarrufta bulunmadığını, 22 ve 23 nolu dükkanların halen davacının aralarına duvar örmemesi nedeniyle tek dükkan halinde olup davacının tasarrufu altında olduğunu, bu halde müvekkilinin 22 nolu dükkana nasıl müdahale ettiğinin anlaşılamadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davalının müdahalenin tespiti talebinin ve duvar bedeli olarak ödenen 1.5683,12 TL iadesi taleplerinin reddi ile bilirkişilerce hesaplanan 13.544,00 TL ecrimisil bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, müdahalenin meni, ecrimisil ve tazminat talebine ilişkindir.
Dava konusu taşınmazların tapu kayıtları incelendiğinde … ili, …İlçesi,… Mah., …mevkiinde kain 30 pafta, ada 205, parsel 17’de kayıtlı 22 nolu bağımsız bölümün davacı, 23 nolu bağımsız bölümün ise davalı adına tapuya kayıtlı olduğu anlaşılmıştır.
Somut olayda; davacının 22 nolu bağımsız bölüm maliki olduğu,davalının ise 23 nolu bağımsız bölüm maliki olup bu iki taşınmazın aralarında daha önceden bulunan duvarın kiracı tarafından yıkılıp taşınmazın bir bütün haline getirilip kullanıldığı, davalı tarafından taşınmazın bu şekilde kullanılması sebebiyle davacıya karşı elatmanın önlenmesi, eski hale getirme ve ecrimisil talepli açılan davaların kabulüne karar verildiği,davacı tarafından mahkemece duvar yapılmak suretiyle eski hale getirme için hükmedilen bedelin icra yoluyla davalıya ödendiği, ancak geçen sürede duvarın yapılmadığı belirtilerek müdahalenin meni, ecrimisil ve duvar yapılması için ödenen bedelin iadesi talepli dava açılmış ise de; dosya kapsamında dinlenen tanık beyanları ve toplanan tüm delillere göre mahkemece yapılan araştırma hüküm kurmaya yeterli değildir. Mahkemece dava konusu taşınmazın davalı tarafından kullanılıp kullanılmadığı, kullanılıyorsa hangi tarihten beri ne şekilde kimin nam ve hesabına kullanıldığı, davalı tarafından davacıya ait taşınmazın kullanılmasına engel olunup olunmadığı hususlarının mahallinde yeniden keşif yapılarak ve taraflarca bildirilen tanıkların dinlenilmesi suretiyle araştırılması ile toplanan ve toplanacak delillere göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin yerinde bulunan temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün 6100 sayılı Yasanın Geçici 3.maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK’nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 02/07/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.