YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/9679
KARAR NO : 2018/11733
KARAR TARİHİ : 27.06.2018
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık … hakkında mağdur …’a karşı kasten yaralama suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karara yönelik sanığın temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 gün 2009/13 – 12 sayılı kararı uyarınca, sanık hakkında 5271 sayılı CMK’nin 231. maddesi gereğince verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, aynı Kanunun 231/12. maddesi uyarınca itirazı kabil olup temyizi mümkün bulunmadığından, itiraz mercii tarafından tetkik edilmek üzere, temyizen incelenmeksizin mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
2) Sanıklar …, … ve … hakkında mağdur …’a karşı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik mağdurun temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Mağdur …’ın 27.06.2014 tarihli talimat mahkemesinde alınan beyanında, sadece sanık … hakkında şikayetçi olduğu, diğer sanıklar …’den şikayetçi olmadığı, iştirak halinde suç işleyen sanıklardan biri hakkında şikayetten vazgeçmenin diğer sanıkları da kapsayacağı anlaşılmakla, katılan sıfatını almayan mağdurun hükümleri temyiz hakkı bulunmadığından, mağdurun temyiz isteminin 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
3) Sanıklar …, … ve … hakkında mağdur …’a karşı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanık … müdafii ile sanıklar … ve …’un temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a) Mağdur hakkında düzenlenen adli raporlara göre; sanıkların eylemi nedeniyle mağdurun, yaşamını tehlikeye sokan bir duruma ve hayat fonksiyonlarını ağır (4.) derecede etkileyen kemik kırığına neden olacak şekilde yaralandığı olayda, birden fazla nitelikli halin ihlali ile atılı suçu işleyen sanıklar hakkında, meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alınarak 5237 sayılı TCK’nin 86/1. maddesi gereğince temel cezaya hükmedilirken, TCK’nin 3. maddesindeki orantılılık ilkesi gereğince, hakkaniyete uygun ve sonuca etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi,
b) Mağdur hakkında düzenlenen adli raporlara göre; sanıkların eylemi nedeniyle mağdurun, yaşamını tehlikeye sokan bir duruma ve hayat fonksiyonlarını ağır (4.) derecede etkileyen kemik kırığına neden olacak şekilde yaralandığı olayda, fikri içtima kuralları gereğince sanıklar hakkında hüküm kurulurken, yalnızca en ağır cezayı gerektiren 5237 sayılı TCK’nin 87/1-d-son maddesi gereğince artırım yapılması gerektiği gözetilmeden, TCK’nin 87/3. maddesi gereğince de ayrıca artırım yapılması,
c) Sanıklar hakkında hüküm kurulurken, mağdurun yaralanmasının yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olması nedeniyle artırım yapılan fıkrada, uygulama maddesinin TCK’nin 87/1-d maddesi yerine TCK’nin 87/1-c maddesi olarak hatalı gösterilmesi,
d) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.04.2017 gün, 2015/1167 Esas – 2017/247 sayılı kararında da belirtildiği üzere, sanıklara ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı TCK’nin 87/1-son maddesinin uygulanması suretiyle 5271 sayılı CMK’nin 226. maddesine aykırı davranılması,
e) Taraflar arasında önceye dayalı anlaşmazlık bulunduğu, olay günü sanık …’un da yaralandığına dair adli raporunun mevcut olduğu, iki tarafın da kavganın çıkış sebebini ve gelişimini farklı şekilde anlattıkları anlaşılmakla, olayın çıkış sebebi ve gelişimi üzerinde durularak ilk haksız hareketin kimden geldiğinin tespitine çalışılması; bunun mümkün olmaması halinde Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4 – 238 Esas – 367 sayılı Kararı uyarınca ve bu kararla uyumlu Ceza Dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında kabul edildiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinde, şüpheli kalan bu halin sanıklar lehine 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin asgari seviyede (1/4) oranında uygulanmasını gerektirdiğinin gözetilmemesi,
f) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafii ile sanıklar Dilber ve …’un temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu nedenlerle 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, ceza miktarı açısından CMUK’un 326/son maddesi gereğince sanıkların kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 27.06.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.