Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2018/4314 E. 2018/14795 K. 05.07.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/4314
KARAR NO : 2018/14795
KARAR TARİHİ : 05.07.2018

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : İŞE İADE

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 15/09/2012 – 08/08/2014 tarihleri arasında davalılara ait iş yerinde şoför olarak çalıştığını, müvekkilinin iş akdinin ekonomik sebepler gerekçe gösterilerek haksız ve geçersiz olarak feshedildiğini, bunun usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı işverenin öne sürdüğü gerekçelerin gerçekçi olmadığını, davalılar arasında alt üst işveren ilişkisi mevcut olduğunu beyan ederek, müvekkilinin işe iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı … Aş vekili; müvekkili ile diğer davalı arasında taşeronluk sözleşmesi mevcut olduğunu, davacının müvekkiline dava yöneltmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının diğer davalının kadrosunda çalıştığını, müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu olmadığını, ayrıca davalı … şirketinin davacıyı işe geri almak için talepte bulunduğunu, ancak davacı adresini değiştirdiği için tebligat yapılamadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … Aş vekili; davacının iş akdinin geçerli nedenlerle feshedildiğini, müvekkili şirketin, diğer davalı şirketten aldığı işe göre işçi çalıştırdığını, müvekkili şirketle diğer davalı arasında yapılan sözleşme kapsamında nakliye işlerinde düşüş yaşadığını, davacının iş akdinin haklı nedenle feshedildiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemenin önceki kararı Dairemizin 15/12/2016 Gün, 2016/1261 Esas, 2016/221996 Karar sayılı ilamıyla işe iade davasının bir aylık hak düşürücü süre içinde açılması gerektiği davacının dava dilekçesinde iş sözleşmesinin 08.08.2014 tarihinde feshedildiğini iddia ettiği dosyaya sunulan yazılı fesih bildiriminin sonunda 31.07.2014 tarihinin yazdığı ayrıca dosyaya sunulan ibraname belgesinde işten çıkış tarihi 04.04.2018 olarak gösterilip ibranamenin altında 01.08.2014 tarihi bulunduğu davacıya söz konusu belgeler gösterilerek beyanın alınması fesih bildirimi altında tanık olarak gösterilen kişilerin tanık olarak dinlendikten sonra davanın süresinde açılıp açılmadığı değerlendirilerek süresinde ise esasa girilmesi gerektiği, ayrıca dava süresinde kabul edilirse davacı 23.02.2015 tarihinde yargılama devam ederken işe başlatıldığından işe iade ve işe başlatmama tazminatı talepleri konusuz kaldığından bu konu hakkında karar verilmesine yer olmadığına sadece boşta geçen süre alacağına hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda bir aylık dava açma süresinin son gününün adli tatile geldiği, bu nedenle sürenin uzayacağı adli tatil sonrası açılan davanın süresinde açıldığı kabul edilerek davacı işe başlatıldığından işe iade ve işe başlatmama tazminatları yönünden karar verilmesine yer olmadığına yalnızca boşta geçen süre alacağının davalılardan tahsili yönünde karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalılar temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
4857 sayılı İş Kanunu’nun 20. maddesi uyarınca iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini ileri süren işçinin, fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içerisinde feshin geçersizliği ve işe iade istemi ile dava açması gerekir. Bu süre hak düşürücü süre olup, resen dikkate alınması gerekir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 104. maddesine göre “Adli tatile tabi olan dava ve işlerde, bu Kanunun tayin ettiği sürelerin bitmesi tatil zamanına rastlarsa, bu süreler ayrıca bir karara gerek olmaksızın adli tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzatılmış sayılır.”
Bu düzenleme adli tatile tabi olan dava ve işler için getirilmiş düzenlemedir. Aynı Kanun’un 103. maddesinde adli tatilde hangi işlerin görüleceği hüküm altına alınmıştır. Söz konusu maddenin birinci fıkrasının “ç” bendinde “Hizmet akdi veya iş sözleşmesi sebebiyle işçilerin açtıkları davalar”ın adli tatilde görüleceği düzenlendiğinden 104. maddedeki süre uzatımının mevcut davada uygulanması usul ve yasaya aykırıdır.
Nitekim uyulan bozma ilamında da sürenin adli tatilin son güne gelmesinin hak düşürücü süreye bir etkisinin olmadığı açıklandığı halde yine aynı gerekçeye dayanılması isabetsizdir.
Uyulan bozma ilamı uyarınca davacı dinlenmiş olup davacı fesih bildiriminin hangi gün imzalatıldığını hatırlamadığını ancak imzaladıktan sonra işe devam ettiğini beyan etmiştir. Fesih bildiriminde tanık olarak gösterilen kişiler dinlenmiş ve davacıya fesih bildiriminin 31.07.2014 tarihinde yapıldığını açıklanmışlardır. Davacının fesih bildirimi imzalatıldıktan sonra çalışmaya devam ettiği yönündeki beyanı ve davalı tanık anlatımları değerlendirildiğinde davacının iş sözleşmesinin feshedildiğinin davacıya 31.07.2014 tarihinde bildirildiği ancak davanın bir aylık hak düşürücü süre geçtikten sonra 03.09.2014 tarihinde açıldığı, anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken esasa girilerek karar verilmesi hatalıdır.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM :
Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1.Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Davanın REDDİNE,
3. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4. Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalı … Nak. Haf. Tic. San. AŞ ‘nin yaptığı 830,00 TL yargılama gideri ile davalı … Sanayii. AŞ’’nin yaptığı 100,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile ayrı ayrı davalılara ödenmesine,
5.Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenen 2.180 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
6. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalılara iadesine,
Kesin olarak 05/07/2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.