YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/8588
KARAR NO : 2018/14760
KARAR TARİHİ : 02.07.2018
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili ve davalı-karşı davacı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
… vekili asıl dava dilekçesinde, Derneğin … Şubesinin yönetim kurulu üyeleri olan davalıların 2003 yılı genel teftişinde de tespit edildiği gibi şubenin mali kaynaklarını etkin ve planlı kullanmayarak ve borçlarını zamanında ödemeyerek toplamda 244.626.157.269 TL gecikme zammı ödenmesine sebebiyet verdiklerini ileri sürerek davalıların sebep oldukları zararın reeskont faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiş; … vekili birleşen dava dilekçesinde ise, derneğin … şubesine alınacak taşınmaz hususunda davalı … ile 27.500,00 TL bedelle anlaşıldığını, 20.000,00 TL bedelin davacı tarafından adı geçene ödendiğini, davalı …’ın 20.000,00 TL parayı … Halk Bankası vadeli hesapta değerlendirerek 3.774.647.121 TL net faiz geliri elde ettiğini, taşınmazın satın alınmasından vazgeçilmesi üzerine, davalının kendisine ödenen taşınmaz bedeline mahsuben …. hesaplarına 19.508.098.700 TL yatırdığını, …. Şube başkanlığınca …’dan 20.000,00 TL ana para 3.774,647.121 TL faiz olmak üzere toplam 23.774.647.121 TL tahsilatlar yapılmış gibi 05/03/2003 tarihinde iki adet resmi alındı belgesinin şube başkanı tarafından tanzim edildiğini, sözkonusu paranın 19.508.098.740 TLnın şube banka hesabına yatmasına rağmen, 4.266.548.381 TL nın şubeye ödenmediğinin tespit edildiği iddia edilerek, eksik ödenen toplamda 4.683.578.897 TL nın davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiş; davalı … vekilince birleşen davada verilen karşı dava
dilekçesinde de, müvekkilinin davacı taraftan aldığı parayı faizi ile birlikte iade ettiğini, müvekkiline ait dairenin yedi ay boş kaldığını ve müvekkilinin faiz gelirinden mahrum kaldığını, yedi ay süreden sonra sözleşmenin tek taraflı olarak davacı tarafından fesih edildiğini, müvekkilinden tahsil edilen 3.775.00 TL nın davacı kurumca iade edilmesi gerektiğini ileri sürerek, karşı davanın kabulü ile sözkonusu 3.775.00 TL nın birleşen dava davacısı-karşı dava davalısı kurumdan yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiş, Mahkemece asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş karar davacı vekili ile davalı-karşı davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, asıl dava dosyasında davacı … vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Birleşen dava davalısı-karşı dava davacısı … vekilinin birleşen davaya yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Birleşen davada; davalı … vekilince davacı …’na yönelik karşı dava açıldığına göre, sözkonusu talep bakımından mahkemece olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
3-Birleşen dava davacısı-karşı dava davalısı …’nın birleşen davaya yönelik temyiz itirazlarının iki numaralı bentte yer alan bozma nedenine göre şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan gerekçe ile asıl dava yönünden davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle birleşen dava yönünden 6100 sayılı HMK’nın Geçici 3. maddesi ve 1086 sayılı HUMK’nın 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, taraflarca HUMK’nın 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 02.07.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.