YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/786
KARAR NO : 2018/4978
KARAR TARİHİ : 02.07.2018
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 05.03.2012 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 05.12.2017 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, ortaklığın giderilmesi isteğine ilişkindir.
Davalı … taşınmaz üzerinde üç katlı evi bulunduğunu belirterek muhtesat iddiasında bulunmuştur.
Mahkemece, ilk kararda davalı … hakkındaki davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, davacı ve diğer davalılar bakımından davanın kabulü ile satış sureti ile ortaklığın giderilmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı … vekili ile davalı … vekilinin temyiz etmesi üzerine; Dairemizin 09.01.2017 tarih 2015/6714 Esas-2017/26 Karar sayılı ilamı ile Mahkeme kararının gerekçesiz olması ve … kayıt maliklerinden Mustafa Semih Kardaşlar, Perihan Kardaşlar ve Tülay Kardaşlar’in davada taraf olarak yer almadığı davalılardan …, … ve kızlık soyadı “Kardeşler” olan …’nın aynı kişi olup olmadığı anlaşılamadığı. Mahkemece, adı geçen … malikleri ile davalıların aynı kişi olup olmadığının belirlenmesi, aynı kişi olması halinde tapuda isim tashihi için süre verilmesi aksi halde davada yer almalarının sağlanması gerektiğinden söz edilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulü ile satış sureti ile ortaklığın giderilmesine karar verilmiştir.
Hükmü, Davalı … vekili temyiz etmiştir.
6100 sayılı HMK’nun 297. maddesi uyarınca; mahkeme kararlarının gerekçeli olması, kararda tarafların iddia ve savunmalarının özetinin, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delillerin, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesinin, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin gösterilmesi gerekir. Aynı hüküm, T.C. Anayasası’nın 141/3. maddesinde de benimsenmiştir. Şayet kararlar, HMK’nun 297. maddesindeki nitelikleri taşımıyorsa bu tür kararlar “gerekçeli karar” değildir.
HMK’nın 297/2 maddesi gereğince, hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
Somut olaya gelince;
1-Bozmaya uyulduğu halde bozma gerekleri yerine getilmemiş gerekçe yazılmamıştır.
2-İnfaza elverişli bir hüküm kurulmamış satışına karar verilen taşınmazın parsel numarası belirtilmemiştir.
3-… kaydında … ve …’ın soyadı Kardaşlar iken nüfus kayıtlarında Kardeşler olarak gözükmektedir. … kaydında davalı … Kardaşlar olarak görünen davalının nüfus kayıtlarında soyadı Donma olarak gözükmektedir.
Bu durumda mahkemece, adı geçen … maliklerine tapuda isim tashihi için süre verilmesi daha sonra işin esası hakkında karar verilerek, yukarıda yapılan açıklamalar ışığında infaza elverişli ve gerekçeli şekilde hüküm kurulması gerekir.
Açıklanan nedenlerle usul ve yasaya aykırı olan hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 02.07.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.