Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2015/21094 E. 2018/14781 K. 04.07.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/21094
KARAR NO : 2018/14781
KARAR TARİHİ : 04.07.2018

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
1-Karar gerekçesinde, talep edilmediği gibi hüküm altına da alınmayan fazla mesai ücretinden bahsedilmesi sonuca etkili olmayan maddi hata kabul edilip, bozma nedeni yapılmamıştır.
2-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
3-İşçinin işe iade sonrasında başvurusuna rağmen işe başlatılmaması halinde, işe başlatılmayacağının sözlü ya da eylemli olarak açıklandığı tarihte veya bir aylık başlatma süresinin sonunda iş sözleşmesi işverence feshedilmiş sayılır.
İşe başlatmama tazminatının da fesih tarihindeki ücrete göre hesaplanması gerekir. İşçinin işe başlatılmadığı tarih, işe başlatmama tazminatının muaccel olduğu andır. Bahsi geçen tazminat yönünden faize hak kazanmak için kural olarak işverenin temerrüde düşürülmesi gerekir. İşverenin dava tarihinden önce temerrüde düşürülmemesi halinde dava ve varsa ıslah tarihlerinden itibaren faize hükmedilir. İşe iade kararına rağmen işçinin işe alınmaması nedeniyle işe başlatmama tazminatının ödenmesi söz konusu ise, işverenin ayrıca temerrüde düşürülmesi gerekmez. Bu durumda işe başlatmama anından itibaren faiz hakkı doğar.
Kararın kesinleşmesine kadar en çok dört aya kadar hesaplanacak ücret ve diğer alacaklar, işçinin işe iade için başvurduğu anda muaccel olur (Yargıtay 9.HD. 20.11.2008 gün 2007/30092 E, 2008/31546 K).
İşe iade başvurusunda boşta geçen süreye ait ücret ve diğer hakların ödenmesi talep edilmiş ise, başvuru ile birlikte işveren de temerrüde düşürülmüş sayılmalıdır. Sözü edilen ücret ve diğer hakların ödenmemesi durumunda başvuru tarihinden itibaren faiz hakkı doğar.
İşe başlama isteğini içeren başvuruda, boşta geçen süreye ait ücret ve diğer hakların açıkça talep edilmemiş olması halinde ise, dava ve varsa ıslah tarihlerinden itibaren faiz yürütülmelidir.
İşçinin işe başlatılmaması fesih niteliğinde olmakla, işverence gerçekleşen bu feshe bağlı olarak ihbar tazminatı ile süre yönünden şartları mevcutsa kıdem tazminatı ve yıllık izin ücreti ödenmelidir. Hesaplamalar işe başlatmama yoluyla gerçekleşen fesih tarihindeki ücret ve kıdem tazminatı tavanı gözetilerek yapılmalıdır. İşçiye geçersiz sayılan fesih sırasında kıdem ve ihbar tazminatı ile izin ücreti ödenmişse, dört aylık boşta geçen süre ilavesiyle son ücrete göre yeniden hesaplama yapılmalı ve daha önce ödenenler mahsup edilerek sonuca gidilmelidir.
Kıdem tazminatı için faiz başlangıcı, işçinin işe başlatmama yoluyla gerçekleşen fesih tarihi olmalıdır. Geçersiz sayılan fesih tarihinden faiz yürütülmesi doğru olmaz.
İhbar tazminatı ve izin ücreti bakımından ise, işe başlatmama yoluyla gerçekleşen fesihten sonra işverenin temerrüde düşürülmüş olması halinde bu temerrüt tarihi, aksi halde dava ve varsa ıslah tarihlerinden itibaren faiz yürütülmelidir.
Somut olayda, davacının işe iade sonrası süresinde işe başlatılma talebine rağmen işe başlatılmadığı anlaşılmakla, davacının işe başlatmama tazminatı, fark ihbar tazminatı ile yıllık ücretli izin alacağı yönünden dava açılmadan önce 28.12.2012 tarihli 31767 yevmiye numaralı … 37. Noterliği’nin ihtarnamesi ile davalıdan bu alacakları talep etmiş olup, ihtar davalıya 29.12.2012 tarihinde tebliğ edildiğinden faiz talebi yönünden temerrüt tarihi olan 09.01.2013 tarihinin esas alınması gerekirken hatalı değerlendirme ile dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi hatalıdır.
Ayrıca boşta geçen süreye ait ücret talebi yönünden faiz başlangıcı ilke kararlarımız gereği işe iade başvurusunda boşta geçen süreye ait ücret ve diğer hakların ödenmesi talep edilmiş ise, işveren başvuru ile birlikte temerrüde düşürüldüğünden faizin başlangıcında da bu tarihin esas alınması gerekir. İşverenin davacının işe iade başvurusu ile temerrüde düştüğü tarihin 22.11.2012 olması gerekirken faiz başlangıcı bakımından dava tarihinin esas alınması hatalı olup, bozma sebebi ise de, yukarıda bahsedilen yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün 6100 Sayılı HMK’nun geçici 3/2. maddesi yollaması ile HUMK’un 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
F) SONUÇ:
Hüküm fıkrasının 2, 3, 4 ve 5 numaralı bentlerinin tamamen çıkarılarak yerlerine;
“2-Davacının fark ihbar tazminatı talebinin KABULÜ İLE taleple bağlı kalınarak net 2.000,00 TL’ nin temerrüt tarihi olan 09.01.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
3-Davacının yıllık izin ücreti alacağı talebinin KABULÜ İLE taleple bağlı kalınarak net 1.000,00 TL’ nin temerrüt tarihi olan 09.01.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
4-Davacının ücret alacağı talebinin KABULÜ İLE taleple bağlı kalınarak net 2.000,00 TL’ nin temerrüt tarihi olan 22.11.2012 itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
5-Davacının iş güvencesi tazminatı alacağı talebinin KABULÜ İLE taleple bağlı kalınarak net 2.000,00 TL’ nin temerrüt tarihi olan 09.01.2013 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,” bentlerinin yazılmasına, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, 04.07.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi .