YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/28979
KARAR NO : 2018/13630
KARAR TARİHİ : 02.07.2018
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı İdare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kısmen kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, davacı idare ile … vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı İdare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak hüküm kurulmuş; karar, davacı idare ve mütegayyip Emine hissesini temsilen kendisine karar tebliğ edilen … vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyulmuş ise de; bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Şöyle ki;
Yapılan incelemede;
Kapatılan Yargıtay 18. Hukuk Dairesi’nin 2014/21116 Esas 2015/7172 Karar ve 30.04.2015 tarihli ilamında; davada 64/448 paylı tapu maliki olarak yer alan “…” isimli davalının kim olduğu ve mirasçıları tespit edilemediğinden, adı geçen davalıya kayyım tayin edilmesi için davacı tarafa süre verilmesi, atanacak kayyıma dava dilekçesinin yöntemince tebliğinin sağlanması ve ortaya koyacağı deliller toplanıp savunması çerçevesinde değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu davalı yönünden davanın Hazineye ihbar edilmiş olması hususunun bozma konusu yapıldığı ve bozma ilamına uyulduğu halde bu husus dikkate alınmadan karar verildiği anlaşılmıştır.
Bu durumda; Kamulaştırma Kanununun 7. maddesinde belirtilen tapu, vergi ve nüfus kayıtları üzerinden ve ayrıca haricen araştırılarak 5793 sayılı yasa ile değişik 3561 sayılı Mal Memurlarının Kayyım Tayin Edilmesine dair yasanın 2. maddesi uyarınca kayyım atanması için, dava açmak üzere davacı idare vekiline yetki ve süre verilip, kayyımın katılımı ile, taraf teşkili sağlandıktan sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, böyle bir inceleme yapılmadan davanın kabulüne karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Davacı idare ve … vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, davacıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 02/07/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.