YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/1165
KARAR NO : 2018/5390
KARAR TARİHİ : 06.06.2018
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat
1- İletişim bayiinde çalışan sanık hakkında, müşteki adına düzenlenen sahte dilekçeyle müştekinin pasaportuna iletişime kapalı olan cep telefonunu işlettiği iddiasıyla açılan kamu davasında, maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından; 15.03.2011 tarihli başvuru dilekçesi ile dilekçeye ekli pasaport sayfalarının fotokopisindeki imza ve rakamların müşteki veya sanığın eli ürünü olup olmadığı konusunda uzman bir kurum veya kuruluştan rapor alınması; pasaporta işlenen telefonu (IMEI numarası üzerinden) ve başvuru dilekçesindeki GSM numarasını kullanan kişi/kişilerin tespit edilip, CMK’nın 48. maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatılarak, tanık sıfatıyla dinlenmesi; sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Yüklenen suçun sübutu halinde; hükümden sonra 19.02.2014 tarih ve 28918 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6518 sayılı Kanunun 104 ve 105. maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 63. maddesinin 10. fıkrası ile yaptırıma bağlanan 56. maddesinin 4. fıkrasındaki “Kişinin bilgisi ve rızası dışında işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi tarafından abonelik tesisi, işlemi veya elektronik kimlik bilgisini haiz cihazların kayıt işlemi yapılamaz ve yaptırılamaz, bu amaçla gerçeğe aykırı evrak düzenlenemez, evrakta değişiklik yapılamaz ve bunlar kullanılamaz.” ve 5. fıkrasındaki “Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz.” hükmü karşısında, özel hüküm niteliğinde bulunan ve lehe olan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 56. maddesindeki düzenleme de gözetilerek, sanığa önödeme önerisinde bulunulması suretiyle hüküm kurulmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06.06.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.