YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/12001
KARAR NO : 2018/6555
KARAR TARİHİ : 06.06.2018
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : İnfaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokma ve görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçların oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre, sanıkların ve sanık … müdafiinin herhangi bir nedene dayalı bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle, infaz kurumuna yasak eşya sokma suçundan kurulan hükümler yönünden oybirliğiyle, sanık … hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hüküm yönünden oyçokluğuyla ONANMASINA, 06.06.2018 gününde karar verildi.
(K.D.)
KARŞI DÜŞÜNCE
Sanıklar … ve arkadaşları hakkında açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonunda mahkumiyetlerine dair yerel mahkeme kararının, sanıklardan … hakkında ‘’Görevi yaptırmamak için direnme’’ suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün onanmasına dair sayın çoğunluğun görüşüne aşağıdaki nedenlerle katılma olanağı olmamıştır.
TCK.nun 265. maddesindeki ‘’ Görevi yaptırmamak için direnme’’ suçu 5237 sayılı TCK.nun ‘’Millete ve Devlete Karşı Suçlar ve Son Hükümler’’ başlıklı dördüncü kısmın ‘’Kamu idaresinin Güvenirliliğine ve İşleyişine Karşı Suçlar’’ başlıklı bölümünde düzenlenmiştir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 30.09.2014 tarih ve 2014/4-68 esas – 2014/411 karar sayılı kararında suçla korunan hukuki yarar ‘’kamu idaresinin güvenirliliği ve işleyişi olup, bu suçta, kamu faaliyetlerine kişilerin saygı göstermelerinin sağlanması ve kamu görevlerinin yerine getirilmesi dolayısıyla kamu görevini yerine getirenleri engellemeye yönelik fiillerin önüne geçilmesi amaçlanmıştır.’’ şeklinde açıklanmış ve 26.11.2002 tarih – 2079-409 sayılı Ceza Genel Kurulu’na yollama yapılmıştır.
TCK.nun 265. maddesinde düzenlenen görevi yaptırmamak için direnme suçu, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.11.2002 tarih ve 4-279/406, 09.07.2002 tarih ve 4-158/289 sayılı kararları ile bir çok kararda vurgulandığı üzere kamu görevlisine yapmış olduğu kamu görevini engellemek amacıyla cebir, şiddet ve tehdit kullanılmasıdır. Failin amacı yerine getirilmekte olan kamu görevine engel olmaktır. Bu suç ile korunan hukuki yarar kamu idaresi organlarının görevlerini herhangi bir engelleme ile karşılaşmadan yapmasını sağlamak suretiyle kamu idaresinde sürekliliği güvence altına almaktır.
Suçun konusu ve maddi unsuru, kamu görevlisinin ifa ettiği görevini yapmasını engellemek amacıyla cebir ve tehdit kullanılmasıdır.
Failin amacının, kamu görevlisi tarafından yerine getirtilmekte olan kamu görevinin yerine getirilmesine yönelik olmalıdır. Başka bir nedenle görevliye karşı şiddet kullanmak ve tehdit edilmesi durumunda direnme suçundan söz edilemeyecektir. Nitekim, 765 sayılı TCK.nun yürürlükte olduğu dönemde Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 02.07.2003 tarih ve 23949/7082 sayılı kararında “görevliye direnmeksizin tartışma sırasında yakınına yumruk vurma olarak kabul edilen sanığın eyleminin TCK.nun 456/4, 271/1 maddesine uyan suçu oluşturduğu gözetilmeden, aynı Kanunun 258/1. maddesi ile hüküm kurulması yasaya aykırıdır.” 08.10.2003 tarih 23742/9088 sayılı kararında da “karakolda sövmesi üzerine kendisini uyaran polis memurlarını “beni niye buraya getirdiniz, bunun hesabını sizden soracağım” diyerek tehdit etmesi eyleminin TCK.nun 191/son, 273 maddesine uyduğu gözetilmeden, 258/1-3 maddesi ile hüküm kurulması yasaya aykırıdır.” denilmek suretiyle görevin yerine getirilmesine yönelik olmayan fiillerin anılan suçu oluşturmayacağına karar verilmiştir.
TCK.nun 265. maddesindeki suçun oluşumu için öncelikle ifa edilmekte olan bir görev olmalı, cebir ve tehdinin, kamu görevlisinin görevini yapmasının engellemek amacıyla gerçekleştirilmesi gereklidir. Yerine getirilmekte olan görev sona ermiş ise bundan sonraki cebir ve tehdit TCK.nun 265. maddesindeki suçu oluşturmayacaktır. Bu halde görevden doğan kasten yaralama veya tehdit suçları işlenmiş olacaktır.
TCK.nun 265. maddesinin başlığında kullanılan ‘’direnme’’ kavramı dolayısıyla fiil görevliye karşı ancak direnilerek işlenebilecektir.
Suçun oluşumu için kamu görevlisine karşı gelinmeli, direnilmelidir. Lugat anlamıyla direnme; mukavemet, dayanma, karşı durma, karşı koyma, direniş anlamına gelmektedir.
Bu suç ancak icrai davranışla işlenebilecek ve ortada ifa edilmesi sözkonusu olan belirli bir görev olmalıdır. Henüz yapılmakta olan bir görev yok iken kamu görevlisine yönelik cebir ve tehdit maddedeki suçu oluşturmayacaktır.
TCK.nun 265. maddesindeki ‘’Görevi Yaptırmamak İçin Direnme’’ suçunun Türk Ceza Kanunu’nda düzenlendiği kısım, bölüm ve madde başlığı gözönüne alındığında ve madde başlığındaki direnme anlamı birlikte değerlendirildiğinde bu suç ancak kamu görevlisinin ifa etmekte olduğu görevi yapmasını engellemek amacıyla cebir ve tehdit kullanılması durumunda gerçekleşebilecektir.
Somut olayda; Keles Kapalı Cezaevinde hükümlü sanık …’ın askerlik görevini cezaevinde er olarak ifa eden sanık …’ya cep telefonundan, 13.07.2013 günlü tutanakta sözü edilen mesajları çekmek suretiyle tehditte bulunduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece de ‘’Görevliye direnme’’ suçunun konusu olarak sözkonusu mesajlar esas alınarak hüküm kurulmuştur.
Sanık …’ın cezaevinde hükümlü olup mesajla tehdit ettiği kişi cezaevinde er olarak görevli askerdir. Mesaj içeriklerinde ise ‘’Amet bu yanlışını bir kenara yaz, unutma… aklın varsa beni dinlersin.’’ gibi TCK.nun 106/1. maddesi kapsamında tehdit ibarelerinin bulunduğu anlaşılmaktadır.
Mesajla tehdit edilen …’nın mesajlarda sözü edilen eşya, cep telefonu teslimi gibi bir görevi de yoktur.
Bu açıklamalar karşısında, sanın …’ın 13.07.2013 günlü tutanakla tespit edilen olmuş mesajlarda sözü edilen ve … tarafından yerine getirilmesini istediği hususların …’nın görevi dahilinde olmadığı gibi TCK.nun 265. maddesinin düzenlendiği kısım, bölüm ve madde başlığı birlikte değerlendirildiğinde ‘Görevi yaptırmamak için direnme’ suçunun unsurlarının oluşmadığı ve sanığın fiilinin uzlaşmaya tabi TCK.nun 106/1. maddesinde tanımı yapılan tehdit suçunu oluşturacağından kararın bozulması gerekmektedir.
Bu itibarla, sanıklardan … hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün onanmasına ilişkin sayın çoğunluğun görüşüne iştirak edilmemiştir.06.06.2018