Yargıtay Kararı 5. Hukuk Dairesi 2017/6914 E. 2018/14211 K. 06.07.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/6914
KARAR NO : 2018/14211
KARAR TARİHİ : 06.07.2018

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasının kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca ONANMASI hakkında 18.Hukuk Dairesinden çıkan kararı kapsayan 09/06/2016 gün ve 2016/4356 Esas – 2016/9303 Karar sayılı ilama karşı taraf vekillerince verilen dilekçeler ile karar düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup gereği konuşulup düşünüldü:

-K A R A R-

4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini istemine ilişkin davanın kabulüne dair karar taraf vekillerinin temyizi üzerine onanmış bu karara karşı taraf vekillerince karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
Dosya içindeki bilgi ve belgelere, Yargıtay ilanında yazılı gerekçelere göre taraf vekillerinin sair temyiz itirazları HMUK’un 440.maddesinde yazılı nedenlerden hiçbirine uymadığından yerinde değildir. Ancak;
1-Dosya içindeki bilgi ve belgere göre, hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın emsalden 1,3 kat değerli olduğunun kabulü ile m² bedeli değerlendirme tarihinde 1162 TL olarak belirlenmiş ise de, dosya içindeki değerlendirme tarihi olan 2010 yılında emlak vergisine esas değerlerine göre dava konusu emsalden daha değersiz olduğu halde, dava konusu taşınmazın emsalden daha değerli olduğunun kabulü ile m² bedelinin belirlenmesi yine dava konusu taşınmaza yakın 2405 ada 20 parsel ile 2404 ada 11 parseller için açılan … 9.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/211-2012/175 sayılı dosyası değerlendime tarihi olan 2011 yılının nisan ayında m²’sine 2140 TL olarak belirlenen bedel Dairemiz denetiminden de geçtiği gözetildiğinden, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığı,
2-2942 Sayılı Kamulaştırma Kanununun 10.maddesine 6459 sayılı Yasanın 6.maddesi ile eklenen hüküm uyarınca dava 4 ay içinde sonuçlandırılamadığından Anayasa Mahkemesinin 19.12.2013 tarih ve 2013/817 başvuru numaralı 1. Bölüm kararı da gözönüne alınarak, bozma öncesi tespit edilen kamulaştırma bedeli ile bozma sonrası tespit edilen fark bedele yasal faiz yürütülmesine hükmedilmesi gerektiği,
Bu kez yapılan incelemede anlaşılmakla taraf vekillerinin karar düzeltme isteklerinin kabulü ile Yargıtay 18.Hukuk Dairesinin 09.06.2016 gün ve 2016/4356-9303 sayılı Onama ilamının kaldırılmasına karar verildikten sonra yapılan incelemede;
Mahkemece bozma ilamına uyularak davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli değildir. Şöyle ki;
1-Hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın emsalden 1,3 kat değerli olduğunun kabulü ile m² bedeli belirlenmiş ise de, dosya içindeki emlak vergisine esas değerlere göre değerlendirme tarihi olan 2010 yılında dava konusu emsalden daha değersiz olduğu halde dava konusu taşınmazın emsalden daha değerli olduğunun kabulü ile m² bedelinin belirlenmesi ayrıca dava konusu taşınmaza yakın 2405 ada 20 parsel ile 2404 ada 11 parseller için açılan … 9.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/211-2012/175 sayılı dosyasında değerlendime tarihi olan 2011 yılının nisan ayında m²’sine 2140 TL olarak belirlenen bedel Dairemiz denetiminden de geçtiği gözetildiğinden hükme esas alınan bilirkişi raporu bulunmamıştır.
Bu durumda; taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde re’sen emsal celbi yoluna gidilmesi, taşınmazın, değerlendirme tarihi itibariyle, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibariyle imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imar planındaki konumu, emsallere ve değerini etkileyen merkezi yerlere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
2-2942 Sayılı Kamulaştırma Kanununun 10.maddesine 6459 sayılı Yasanın 6.maddesi ile eklenen hüküm uyarınca dava 4 ay içinde sonuçlandırılamadığından Anayasa Mahkemesinin 19.12.2013 tarih ve 2013/817 başvuru numaralı 1. Bölüm kararı da gözönüne alınarak, bozma öncesi tespit edilen kamulaştırma bedeli ile bozma sonrası tespit edilen fark bedele yasal faiz yürütülmesine hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflardan peşin alınan temyiz ve karar düzeltme harçlarının istenildiğinde iadesine, temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 06/07/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.