YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/11685
KARAR NO : 2013/10636
KARAR TARİHİ : 08.07.2013
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil
… ile … aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair … Sulh Hukuk Mahkemesi’nden verilen 25.04.2012 gün 995/409 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı … vekili, 169 ada 2 parselin 3573 sayılı Kanun uyarınca zeytinlik amacıyla dağıtıma tabi tutulan yerlerden olduğunu, kadastro sırasında amacı dışında kullanıldığından … adına tespit edildiğini, ancak davalının itirazı üzerine Komisyon kararı ile davalı adına tesciline karar verildiğini, taşınmazın niteliğinin değiştirilmesi nedeniyle taşınmazın tapu kaydının iptaliyle … adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın yersiz açıldığını, taşınmazın dağıtım yapılan kişi tarafından imar ıslah koşullarını taşıdığından satıcı …adına tescil edildiğini bu kişinin taşınmazı tapuda yapılan resmi satışla dava dışı … … ve müştereklerine sattığını, vekil edeninin taşınmazı bu kişilerden satın ve devraldığını 20 yıl süreyle zeytinlik olarak kullanıldığını açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulüne,169 ada 2 parselin tapu kaydının iptaliyle … adına tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarla niteliğindeki 911,66 m2 yüzölçüme sahip 169 ada 2 parsel, 19.12.1968 tarih 10 sayılı tapu kaydı kapsamında kaldığı, 3573 sayılı Kanun uyarınca 131 parsel numarası verilerek dağıtım yoluyla…’e tahsis edildiği ancak tahsis koşullarına uyulmadığı, taşınmazın … tasarrufunda bulunduğu açıklanarak 03.05.2007 tarihinde … adına tespit edilmiş, davalı … tarafından tespite itiraz edilmesi üzerine Kadastro Komisyonu’nun 05.11.2007 tarihle kararı ile taşınmazın 03.08.1067 tarih 15 sayılı tapu kaydı ile Hamza Selvet’e tahsis edildiği, taşınmazın 19.12.1968 tarihinde … … ve müştereklerine tapuda devredildiği, kayıt malikleri arasında yapılan taksim ve devirler neticesinde …’a düştüğü gerekçesiyle tespitin iptaliyle 169 ada 2 parselin … adına tesciline karar verilmiş, Komisyon kararının 25.12.2007 tarihinde kesinleşmesi üzerine tapu kaydı oluşmuştur.
Dava; tahsis amacına aykırılık nedeniyle açılan iptal ve tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de verilen karar usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır. Dava konusu taşınmaz, dağıtım cetvelinde 131 parsel numarası verilerek önceki malik …adına tahsis edilmiş ve 03.05.1967 tarih 15 sayılı tapu kaydı oluşmuş, eksikten getirtilen bilgi ve belgelere göre, taşınmazın zeytinliklerin aşılanması suretiyle imar ihya edildiği, zeytinlik olarak imar ihya edilmesi bu hususun ziraat bilirkişi raporu ile sabit olması nedeniyle idarece taşınmazın …adına tesciline karar verildiği ve bu surette tapu kaydının oluştuğu, idarece düzenlenen belgeler ve tescil istem belgelerinden taşınmaz üzerindeki zeytinliklerin aşılanması suretiyle zeytinlik haline getirildiği ve 5 yıldan fazla süre kullanıldığı, tahsis amacına uygun kullanılması nedeniyle tescil koşullarının oluştuğu ve …adına tescil edildiği anlaşılmaktadır. 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerdin Aşılattırılması Hakkında Kanunun 3/3 maddesinde; beş yıl (5 yıl) süre ile taşınmazın gayesine uygun olarak kullanıldığı Tarım ve Köyişleri Bakanlığınca tespit edilenlere mahallin en büyük mülki amiri tarafından tapuları devredileceği, bu yolla verilen taşınmazlar hiç bir şekilde veriliş amacı dışında kullanılamayacağı, bu taşınmazların miras dahil hiç bir şekilde bölünemeyeceği, veriliş tarihindeki yüzölçümü hiç bir şekilde küçültülemeyeceği, aksi takdirde Hazinece geri alınacağı, bu hususlarda taşınmaz siciline gerekli şerh verileceği, bu maddeye göre verilen süre içinde aşılama, temizleme, dikim ve bakım işlemleri yapılmamış olursa verilen iznin Bakanlık’ça resen iptal edileceği belirtilmiştir.
Yukarıda da açıklandığı üzere ortada zeytinciliğin ıslahı ve yabanilerinin aşılattırılması hakkındaki 3573 sayılı Yasaya uygun tamamlanmış bir işlem bulunmaktadır. Bu işlemler gereği taşınmazın siciline herhangi bir şekilde şerh verilmemiş, daha açığı hukuki sonuçlar doğmuştur. Hukukumuzda kazanılmış hak kavramı sosyal bir hukuk devletinin temel taşlarındandır. Olayda tamamlanmış bir hukuki işlem mevcut olup, taşınmazın imar ihya edilmesi ve tahsis koşullarının gerçekleşmesi nedeniyle önceki malik …adına tescil edilmiş ve satıcı bakımından kazanıma süresi ve koşulları gerçekleşmiştir. Dava konusu yer, 1968 yılında tapuda yapılan işlemle … … ve müşterekleri adına tescil edilmiş, kadastro sırasında da taksim, devirler ve tespit öncesi kazanmayı sağlayan nedenlere dayalı olarak davalı adına tespit ve tescil edilmiştir. Bütün bu açıklamalara göre kazanılmış hak kavramı içinde düşünüldüğünde yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
3402 sayılı Kadastro Kanununun 46.maddesinde; kadastrosu yapılacak veya daha önce tapulama veya kadastrosu tamamlanmış bulunan yerlerde, 766 sayılı Kanun’un 37’nci maddesi veya 4753 sayılı Kanun ile ek ve tadilleri uyarınca … adına kaydedilen taşınmaz mallar bu Kanun hükümlerine göre doğan iktisap şartlarına istinaden zilyetleri adına tespit ve tescil olunacağı, … adına tescil edilmiş taşınmaz mallardan iskan suretiyle veya toprak tevzii suretiyle verilen yerler (işlemleri tamamlanmamış olsa dahi) başka bir şart aranmaksızın, hak sahipleri adına tespit ve tescil olunacağı, bu şekilde hak sahipleri adına tespit ve tescil işlemleri gerçekleşinceye kadarki süre içinde evvelce tahakkuk ettirilenler de dahil olmak üzere ecrimisil alınamayacağı ve bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte, Hazinenin mülkiyetinden çıkmış bulunan veya amme hizmetine tahsis edilen taşınmaz mallar hakkında bu madde uygulanamayacağı açıklanmış olup 3573 sayılı Kanun uyarınca tahsis edilen taşınmazlar yönünden devri konusunda her hangi bir takyidat sınırlama olmayıp, niteliğinin değiştirilmesi konusunda sınırlamalar getirilmiştir. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre taşınmazın tahsis amacına uygun olarak işlemleri tamamlandığına ve bu husus ../.
resmi belgelerle sabit olduğuna, tespit tarihine kadar davalı lehine kazanma koşulları gerçekleştiği belirlenerek adına tescil edildiğine, taşınmaz başında yapılan keşif sırasında düzenlenen ziraat bilirkişi raporuna göre de taşınmazın tahsis edildiği şekilde zeytinlik niteliğinde olduğu, içinde birkaç meyve ağacının bulunmasının zeytinlik vasfını ortadan kaldırmayacağı gerekçeli olarak açıklandığına göre, mahkemece kazanılmış hak ilkeleri ihlal edilerek yazılı şekilde tahsis amacına uyulmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Davalı vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK’nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, 08.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.