Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2012/9900 E. 2013/3527 K. 14.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9900
KARAR NO : 2013/3527
KARAR TARİHİ : 14.03.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil

… ile … ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair … Asliye Hukuk Mahkemesi’nden verilen 18.04.2012 gün ve 41/64 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı haricen düzenlenen 31.07.1989 tarihli gayrimenkul zilyetliğin satışı sözleşmesine tutunarak kadastro çalışmalarında … adına tespit ve tescil edilen 329 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Kayıt maliki … ölü olduğu için mirasçısı olarak husumet yöneltilen … tapulama tespitinin 1984 yılında kesinleştiğini, harici satışın 1989 yılında yapıldığını, tapulu taşınmazın haricen satışının geçerli olmadığını açıklayarak davanın reddini savunmuştur.
Davacı tarafa ara karar ile verilen yetki üzerine tapu kayıt maliki …’ın 19.11.2002 tarihinde ölümü nedeniyle mirasçılarının belirlenmesi için Sulh Hukuk Mahkemesi’ne açılan dava sonucunda murisin mirasçıları belirlenmiştir. Duruşmada dinlenen ve dahili davalı olarak husumet yöneltilen kişiler davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davacının tutunduğu senedin haricen düzenlendiği, satış vaadi sözleşmelerinin Noter huzurunda düzenlenmesi gerektiği, bu durumda, TMK’nun 706. ve BK’nun 213. maddesi uyarınca harici satışın geçerli olmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm, süresi içerisinde davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller, tüm dosya kapsamından; dava konusu, 329 nolu parsele ilişkin tapulama tutanağı getirtilmiştir. Bu yerin, 21.05.1969 tarih ve 118 sıra nolu tapu kaydı esas alınarak, sulu tarla niteliğiyle, 9200 m2 olarak, 16.06.1983 tarihinde, … oğlu … adına tespit gördüğü ve itirazsız olarak 02.02.1984 tarihinde kesinleştirildiği saptanmıştır. Çap kaydı halen …oğlu … adınadır. Kayıt malikine ait nüfus aile kayıt tablosu getirtilmiştir. … oğlu …’ın 19.11.2002 tarihinde öldüğü,mirasçıları olarak dosyada mevcut veraset belgesinde isimleri yazılı kişilerin kaldıkları anlaşılmıştır. Davacının tutunduğu haricen düzenlenen 31.07.1989 tarihli senet dosyadadır. İki tanık ve muhtar tarafından imzalandığı, alıcı ve satıcının imzalarını taşıdığı görülmüştür. Açıklanan olgular tarafların ve mahkemenin kabulündedir. Uyuşmazlık, tapulu taşınmazın haricen satışının geçerli olup olmadığında toplanmaktadır.
Bilindiği üzere ve kural olarak; tapulu taşınmazların TMK’nun 706, BK’nun 213 (Türk Borçlar Kanunu 237) ve Tapu Kanunun 26. maddesi uyarınca geçerli değildir. Ancak, Noter huzurunda düzenlenen satış vaadi sözleşmeleri ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile istisnai olarak imkan tanınmaktadır. Tüm bunlardan ayrı olarak satıcının yada mirasçılarının davayı kabul etmeleri durumunda da haricen satış geçerli hale gelmektedir.
Somut olayda, yukarıda açıklandığı üzere, Noter huzurunda düzenlenmiş bir satış vaadi sözleşmesi söz konusu değildir. Kayıt malikinin mirasçılarının kabulleri de yoktur. Tüm bu nedenlerle, davanın reddine karar verilmesi doğrudur. Açıklanın nedenlerle yerel mahkeme kararının ONANMASINA, taraflarca HUMK’nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK’nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve aşağıda dökümü yazılı 21,15 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 3,15 TL’nin temyiz eden davacıdan alınmasına 14.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.