Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2012/8345 E. 2013/6428 K. 02.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8345
KARAR NO : 2013/6428
KARAR TARİHİ : 02.05.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil

… ve … ile … ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair … Asliye Hukuk Mahkemesi’nden verilen 18.04.2007 gün ve 122/51 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı … vekili ile davalı … vekili taraflarından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı … ve … vekili, tarafların ortak miras bırakanlarından intikal eden taşınmazların 28.02.1978 günlü senetle taksim edildiğini, taksimde mirasçı- davalı …’ye bırakılan 1237 ve 175 parsellerin yine aynı tarihli senetle vekil edenlerine satış ve teslim edildiğini açıklayarak tapu kayıtlarının iptali ile vekil edenleri adına tapuya tescilini; birleşen … Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2005/137 Esas sayılı davada davacı … ve müşterekleri vekili, vekil edenlerinin miras bırakanları … …, … … ve …’dan kalan 81, 102, 175, 288, 311, 735, 745, 851, 864, 1220, 1253, 1263, 1287 ve 1300 parsellerin 28.02.1978 günlü senetle taksim edildiğini, tapu kayıtlarının iptali ile taksim sözleşmesi uyarınca mirasçılar adlarına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı … vekili, taksim sözleşmesinin geçersiz olduğunu bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … Burcu, terekenin taksim edildiğini ifade etmiştir.
Birleşen dosyada davalı-asıl dosya davacılarından …, miras bırakanı-babası öldüğünde reşit olmadığını bildirerek taksimin geçersiz olduğunu, birleşen davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, asıl davanın kabulüne, 1237 ve 175 parsellerin tapu kayıtlarının iptali ile ½’şer hisseyle davacılar adına tesciline; birleşen 2005/137 Esas sayılı davanın taksim sözleşmesine tüm mirasçılar katılmadığından geçersiz bulunduğu ve taşınmazların paylı mülkiyete tabi oldukları gerekçesiyle reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı … vekili ile davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya arasında bulunan mirasçılık belgeleri ve nüfus aile kayıt tablolarına göre; tarafların dip miras bırakanı … 1967 de, … … 1977 de ve … … ise 1976 da ölmüştür. Birleşen davaya konu taşınmazlar paylı mülkiyet şeklinde miras bırakanlar ve bir kısım mirasçı adına 1968 yılından beri tapuya kayıtlı bulunmaktadır. Paylı mülkiyete konu taşınmazların paydaşları arasında taksimi kadastrodan sonra TMK’nun 706. (MK’nun 634) maddesi gereğince tapu kaydı ile kanıtlanabilir. Bu nedenle bir kısım davacı ve miras bırakanlar adına tapuya kayıtlı bulunan taşınmazların taksimi resmi şekle tabidir.
Kaldı ki, davada dayanılan taksim sözleşmesine de tüm mirasçılar katılmadığından geçersizdir. Bu nedenle birleşen davanın reddine karar verilmiş olmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. Birleşen dosya davacılarından … vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle Usul ve Yasa hükümlerine uygun bulunan birleşen davanın reddine ilişkin hüküm bölümünün ONANMASINA,
Davalı … vekilinin asıl davanın kabulüne ilişkin temyiz itirazlarına gelince; dava konusu 175 ve 1237 parsel sayılı taşınmazlar miras bırakan … … adına tapulama ile 1968’den beri tapuya kayıtlı bulunmaktadır. Davada dayanılan ve … … mirasçıları tarafından düzenlendiği iddia olunan taksim sözleşmesinin yapıldığı 28.02.1978 tarihinde mirasçılardan asıl dosya davacısı … reşit değildir. Davacı …’un taksim tarihinde reşit olmamakla birlikte taksim sözleşmesine dayanmakla geçerliliğini kabul ettiği düşünülse bile, asıl dosya davacılarından … birleşen davada davalı sıfatıyla sözleşmenin yapıldığı tarihte reşit olmadığından taksimin geçersiz olduğunu savunmuştur. Kaldı ki, davacılar Yahya ve … miras bırakanları … … terekesinin taksim edildiğini ve taksimde mirasçılardan davalı …’ye düşen taşınmazların yine 28.02.1978 tarihinde düzenlenen satış belgesiyle satın alındığını ileri sürmüştür. Bir an için taksimin geçerli olduğu kabul edilse dahi, yukarıda da açıklandığı üzere dava konusu taşınmazlar iddiaya konu taksim ve satış tarihinde tapuya kayıtlıdır. Terekenin taksim edilmesiyle taşınmazlar terekeden çıkmış olur. Tapuda kayıtlı bulunan taşınmazların haricen satışı Türk Medeni Kanunu’nun 706, 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 213 (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 237) ve 2644 sayılı Tapu Kanunu’nun 26. maddesi hükümleri karşısında geçersizdir. Böyle bir satış haricen satın ve devralan kişiye tapu kaydının iptali ve adına tescili yönünde bir hak bahşetmez. Bu nedenle de asıl davanın reddine karar verilmesi gerekirken, hatalı nitelendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Davacı … vekilinin asıl dava yönünden temyiz itirazları ise hükmün açıklanan nedenlerle bozulması nedeniyle yerinde bulunmamaktadır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, Usul ve Yasa hükümlerine uygun bulunmayan hükmün asıl davanın kabulüne ilişkin bölümünün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK’nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK’nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK’nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, aşağıda dökümü yazılı 15,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 8,70 TL’nin temyiz eden davacıdan alınmasına ve 15,60 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 02.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.