Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2013/19018 E. 2013/18131 K. 02.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/19018
KARAR NO : 2013/18131
KARAR TARİHİ : 02.12.2013

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tescil

… ve müşterekleri ile … ve … Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tescil davasının kabulüne dair … 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nden verilen 15.03.2012 gün ve 916/228 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi … vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Davacılar, dava dilekçesinde;kadastro çalışmaları sırasında paftasında gösterilmek suretiyle, yol niteliğinde tespit dışı bırakılan yerin 101 ada 486 parsel ile birlikte kullanıldığını, hiçbir zaman yol olmadığını ileri sürerek, 101 ada 486 parsele ilave edilmek suretiyle adlarına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davaya muvafakat eden … ve müşterekleri 25.01.2011 tarihli oturumda, paylarını davacılara devrettiklerini, taşınmaz üzerinde hakları bulunmadığını açıklayarak davaya muvafakat ettiklerini bildirmişlerdir.
Davalı … vekili, dava konusu yerin genel yol niteliğinde bulunduğunu, kazanma koşulları oluşmadığını bildirerek davanın reddine karar verilmesini savunmuş, davalı Köy temsilcisi, davacılar tarafından kullanıldığını, genel yol niteliğinde olmadığını belirmiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne, teknik bilirkişi raporunda A, B ve C harfleriyle gösterilen 377,93 m2 yerin 101 ada 486 parsele ilave edilmek suretiyle davacılar adına tapuya tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; TMK.nun 713/1 ve 3402 sayılı Kanunun 14.maddesi uyarınca tescil isteğine ilişkindir. Dava konusu yer, 2009 yılında yapılan kadastro sırasında, paftasında gösterilmek suretiyle yol niteliğinde tespit dışı bırakılmış, davacılar tarafından makul sayılan süre içerisinde eldeki dava açılmıştır. Dosya kapsamına, dava evrakı ile yargılama tutanakları içeriğine, yerel bilirkişi ve tanıklar tarafından tescile konu yerin 101 ada 486 parselle birlikte koşullarına uygun tarım arazisi olarak kullanıldığı, anılan parselle bütünlük gösterdiği ve genel yol niteliğinde olmadığı bildirildiğine, % 6-8 oranında eğime sahip 4.sınıf tarım arazisi niteliğinde olduğu, 486 parselin devamı niteliğinde olduğu ziraatçı uzman bilirkişi tarafından gerekçeli olarak açıklandığına göre, davalı … vekilinin aşağıda gösterilen dışındaki taşınmazın niteliğine yönelen sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Mahkemece ilamda, tescil konusu yerin 101 ada 486 parsele ilave edilmek suretiyle davacılar adına tapuya tesciline karar verilmiştir. İlave kararı verilen 101 ada 486 parsel, 16.09.2009 tarihinde kadastro yoluyla 1/3 paylı mülkiyet şeklinde davacılar … ve … ile davada taraf sıfatı bulunmayan … adına tescil edilmiştir. Taşınmaz üzerinde 1/3 oranında pay sahibi olan …, 25.01.2011 tarihli oturumda; dava konusu yer üzerindeki payını davacılara devrettiğini, taşınmaz üzerinde hakkı kalmadığını bildirmiştir. Pay sahibi olan …, usulüne uygun olarak davada taraf durumunu almamıştır. Mahkemece, teknik bilirkişi raporunda A, B ve C harfleriyle gösterilen bölümlerin, davada taraf sıfatı olmayan ve usulüne uygun olarak açılmış bir davası bulunmayan İbrahim Günel’in 1/3 oranında pay sahibi olduğu 101 ada 486 parsele ilave edilmek suretiyle davacılar adına tesciline karar verilmesi doğru olmadığı gibi yazılı şekilde tescile karar verilmesi hükmün infazında da duraksama meydana gelecektir.
O halde; mahkemece, taşınmaz üzerinde 1/3 pay sahibi olan …’in usulüne uygun şekilde davaya katılımının sağlanması için davacı tarafa süre ve imkân verilmesi ya da bu kişi tarafından açılacak bağımsız davanın eldeki dava ile birleştirilmesi veya pay sahibi …’in 25.101.2011 tarihli oturumdaki açıklamaları dikkate alınarak,tescil konusu yer taşınmazın tamamına oranlanmak suretiyle davacıların pay oranları yükseltilmek suretiyle davacılar adına tesciline karar verilmesi gerekirken,yukarıdaki açıklamalar gözden kaçırılarak yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Davalı … vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK.nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna,02.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi